Vandalların hücumuna uğrayan bir heykel

Beton ve demirden oluşan bu heykel, şimdiler de  pek birşeye benzemiyor ama bir zamanlar balyoz sallayan güçlü bir işçi heykeliymiş.

Ve bu ülkede hiçte az olmayan vandallar demişler ki “bu heykel elinde çekiç tutuyor, bu heykel komünisttir.

İlk önce parmaklarını kırmışlar, sonra da balyozunun sapını. Vandallar bunu yeterli bulmamışlar…Ziftle de yüzünü boyamışlar.

Şimdi kafası yok, kolları yok, ayağının biri yok.

Ama vandalların unuttukları birşey var. Betondan bir heykele zarar verebilirsiniz, kafasını,kolunu,ayağını koparabilirsiniz hatta onu yok da edebilirsiniz ama hikayeyi asla.

Bu heykel yaşadıklarıyla, tesadüfleri,tarihi,siyaseti ve sanatı buluşturmasıyla dev bir heykel aslında.

Osmanlıda ilk işçi örgütü, 1895 te Osmanlı Amele Cemiyeti adı altında ve Abdülhamit’in o ünlü istibdatında Tophane işçileri tarafından gizli olarak  kurulur. Tophane bu açıdan bile oldukça simgesel bir öneme sahiptir ama bu heykeli yapanın böyle bir bilgiden haberi yoktur.

O tek bir şeyi bilir. Hergün işe gidip gelirken Tophane’de bekleşen işçileri.

Çünkü iş ve işçi bulma kurumu Tophane’dedir ve çoğunlukla da yurt dışına gitmek isteyen işçiler, burada sabahın köründen gecenin geç saatlerine kadar bekleşirler. Çoğu zaman da soğukta ve ayazda tir tir titreyerek.

Bundan çok etkilenir heykeltraş Muzaffer Ertoran. Cumhuriyetin 50. yılı anısına İstanbul’un bir çok yerine  heykel yapılmak istenince Muzaffer Ertoron’da bu işçileri anmak için bir İşçi Heykeli yapmak ister ve 1973’te de yapar.

Heykeli,Tophane’de ki parkın göbeğine koyulur. Sonrasını yazının başında anlatmıştım  zaten. Vandalların hücumuna uğrar.

Not: İşçi heykeli Tophane Parkı’nın göbeğinde bulunmaktadır.

Bu yaziya 3 yorum yapilmis.

  • […] Heykel ve başına gelenler hakkında daha fazla bilgi için tıklayın […]

    • Adım Şeref.

      Yetmiş yaşımı bir iki ay aştım. Yetmişten sonra yaşımla ilgili titiz takiplerle uğraşmıyorum. Yaşamak güzel. Ama ölüm de, değiştirilemez bir doğa kuralı.
      Bu yüzden, dramatik romantizmi hiç umursamayıp, yardımsız ayakta kalabildiğim günlerin sonuna kadar tadını çıkarmaya, ilişkilerimi barış içinde sürdürmeye çalışıyorum.
      Galatasaray semtinde doğmuşum.
      Doğup, çok mutlu yaşayıp büyüdüğüm alan, Tophane’de Boğazkesen caddesinde başlayıp, taa Galatasaray da, Beyoğlu’nda biter. Ama keyfim yerindeyse, “Tophane’li’yiz anam!” demeyi çok severim.

      !970 li yıllar falan olmalı. Yontucu Muzaffer Erotan Tophane’deki İşçi Bulma kurumunun ön tarafına, emeği ve emekçiyi anlatan bir yontu yaptı.
      Gençtim, Hürriyet gazetesinde teknik serviste çalışıyordum.
      Evimiz Galatasaray’la Tophane arasındaydı.
      Her sabah yürüyerek Tophane’ye iner, oradan Cağaloğluna otobüsle giderdim.İşte o gidiş gelişlerimde, bir gün Tophane Parkının caddeye bakan yanına bir heykel yerleştirildiğini gördüm.
      Heykeltraş Muzaffer Erotan’ın yaptığı heykelmiş.
      İşçi Bulma Kurumunun önüne, İşçiyi temsil eden bir heykelin yerleştirilmesi, genç ruhuma çok iyi gelmişti.
      Muntazam olarak her sabah oradan geçerken o heykele yürekten selam vererek geçmeye başlamıştım.

      Zaman içinde heykele vandal sataşmalar başladı. üstüne zift süren oldu, yazı yazan oldu.
      Yaşlı bir adamın sabahın köründe KOMÜNİST diye heykele bağırdığına tanık olmuştum. Adamla konuşmaya çalıştığımda, bana, “ben komünistlerle konuşmam” demişti.
      Umursamadım, yürüyüp gittim..
      Heykel yavaş yavaş, kulağı, yanağı, kolu bacağı diye diye parçalandı.
      Ülkemi de, insanlarını da epey tanıyorum.
      Üzgünüm, elbette çok üzgünüm ama, uzun zamandır içinde yaşadığım insanlardan, “ortak” hiçbir şey beklememe yeteneğimi geliştirdim. buna da bal gibi alıştım.
      Epeydir Tophane tarafından geçmiyorum.
      Bir arkadaşım heykelin Yıldız Parkına götürüldüğünü söyledi.
      Fırsat bulduğumda gideceğim.
      Bunu başarabilirsem, söz veriyorum “o nahif heykeli yontan, Yontucu Muzaffer Erotan’a tüm saygımla bir selam sallayıp, ellerimle o taştan emekçiyi okşayacağım.
      15 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

      • Yazılarıma gelen bu tür yorumlar çok hoşuma gidiyor. Çünkü bunlar bir yorumdan öte tarihsel kayıt niteliğinde. Teşekkürler Eşref Bey.

Bir yorum yapın ŞEREF TOKGÖZ

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır