The sad story of a Greek primary school

The sad story of a Greek primary school

We all know the Fener Greek High School. Alrigth, do we all know the Maraslis Greek Primariy School? I'm sure, ...

İstanbul Etiketli Makaleler

Kuş evi değilde kuş sarayı diyorum. Çünkü Osmanlı ev gibi değilde saray gibi yapmış. Şöyle ki; 2 katlı. Her bir katında onar penceresi var. Üst kat pencerelerdeki  motifler ile alt kat pencerelerdeki  motifler aynı değil. Bu motiflerdeki  ince işleme özellikle dikkat çekiyor. İşleyen zanaatkar her bir detayı ince ince düşünmüş.

  Bu gezi, öğrencilerin paket tur programına dahil edilip  paketlenerek , kimi tarihi mekanlara servis edilmesinden  farklı bir gezi. Herşeyden önce tur programı olağandan oldukça farklı. Gezimiz dündü (29 Aralık 2011). İlkönce şans yanımızdaydı desek abartı yapmış olmayız. Yaklaşık 10 gündür  hava epey kasvetliydi İstanbul’da. Bugün hariç. İlk durağımız Ayvansaray’dı. Bu durakta İstanbul surlarının üçlü savunma hattından oluşan  yapısından, burçlardan,  sur […]

Bir yudum su için arı, musluğun içine girdi. Amacı belliydi: “Hayatı yudum yudum içmekti.” Hem de canı pahasına. Çünkü, suyun gürül gürül gelmesi ve  minik bedenini alıp götürmesi an meselesiydi. Ama su hayattı. Candı. Kimi zamanda canı alandı. Ve su gürül gürül akmaya başladı. Arı belki de sudan bir an önce kaçmayı başardı. Belki de minik bedenini sel suları kaptı. Arının başına ne geldi bilmiyoruz. Ama bu şık  musluğun […]

  Sahibi bu köşkü yaptırdığı zaman daha 22 yaşında tıfıl bir delikanlı. Haliyle  köşkü alınteriyle yaptırmamış. Delikanlının dedesi tam 11 yıl Şeyhülislam’lık yapan Üryanizade Ahmet Esat Efendi. Padişah Abdülhamit, şeyhülislama Kuzguncuk sırtlarındaki bu arsayı hediye edince, o da torununa  hediye etmiş ve torun Mahmut Cemil Efendi’de 1885’de  bu köşkü yaptırmış. Tabi para, baba  parası. Sonra torun  olmuş, Cemil Molla adıyla meşhur. Ama bu meşhurluk anasının ak sütü gibi helaldir, […]

Bir edebiyat ve İslam aşığıdır Mehmet Akif. Yeniden ürken, eskininse görkemli bir hayranıdır. Bir devlet memuru, bir veterinerdir. Üstelikte bu alanda okulu birincilikle bitirecek kadar iyidir. Anadolu’nun, Rumeli’nin, Arnavutluk ve Arabistan’ın bir çok bölgesini bulaşıcı hayvan hastalıklarının tedavisi için dolaşır. Bir yandan devlet memurluğu yapar, Bir yandan okur, Bir yandan yazar, Bir yandan öğetir. Çünkü İstanbul’da, Hem veterinerlik dairesi müdür yardımcılığı yapar, Hem […]

  Son dönemdeki popüler adıyla Pargalı İbrahim Paşa Camii. Martıya simit atan kızın iki kolunun arasında. Cami 1536’da Pargalı tarafından yaptırılmış. 2. Mahmud dönemindeyse  yenilenmiş. Daha sonra bir yangın geçirince 1913’te  sıfırdan yeniden yapılmış. Haliyle eski halinden eser kalmamış. Tarihi olarak da adından başka pek bir kıymet-i harbiyesi kalmamış. İki şey hariç. Sivri kemerli pencereler Ve alt katta bulunan yaklaşık […]

Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a aşık olduğu fikri tarihin romantik yazarı İskender Pala’nın iddası. Söyler söylemez de idda birçok kişi tarafından gerçekmiş gibi sahiplenildi. Bu aşk, tarihe meraklı epeyce kişi yazdı. Hatta “İki  camii arasında aşk”  adında  romanı bile yazıldı. Malum bizim millete böyle şeyler lazım. “Aha da şu şuna aşıkmış…Hurraaaa! ” Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Cami çok karanlıkken, Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Cami aşırı aydınlıktır. Romantizmin esrarlı […]

Ayasofya’ya girdiğinizde sizi etkileyecek onlarca şey vardır ama, ikisi derinden  etkiler. Biri, sonsuzluk hissi veren ve sonlu olan sizleri yarattığı bu hissiyatla ezen kubbesidir; diğeri de Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin yazdığı 7.5 metreyi bulan boyuyla, bu sonsuzluğa yakışan devasa hat  levhalardır. Bu hat levhaları devasa. Çünkü, harf kalınlığı 35 santimetre, bir harfinin büyüklüğü yaklaşık  3-4 metre. Bu boyutuyla İslam dünyasının en büyük hat […]

180 derece açıya sahip bu panoramik fotoğraf, Mimar Sinan’ın 3 yılda yaptığı ama bizim 10 yılda restore etmesini beceremediğimiz  Mihrimah Sultan Camii’ne ait. Kanuni ve Hürrem’in kızı olan Mihrimah Sultan, Mimar Sinan’a  iki  cami yaptırmıştı. Bu camilerden biri Üsküdar’da diğerini de Edirnekapı’dadır. Fotoğraf  Edirnekapı’da olanına  aittir. Bu cami, inanılmaz derecede aydınlıktır ve havası kırmızımtıraktır. Çünkü 161 tane pencereyle aydınlanmaktadır. Bunun içinde Mimar Sinan’ın en aydınlık camisi […]

İki meleğin arasından sırıtan şeytan kılıklı bu adama iyi bakın. Çünkü bunu buraya yaptıran adama da, bu binaya da tarih aynen böyle sırıtmış. Nasıl mı? Çok parası varmış çook. Bir tavlası varmış, zarı elmastan  kesme, tahtası zümrütlerden ve yakutlardanmış. Sırf  lüfer avlamak için ortası olta sarkıtmak için delinmiş, özel bir yat bile yaptırmış. Namına yakıştıramamış demek ki kayıklardan, vapurlardan balık avlamayı ya da sıradan adamlar […]

Eğer abartıysa bana ait değil. Malum ben bir elçiyim. Ve elçiye zeval olmaz. Usta hattatlarımızdan Sami Efendi diyor ki, ” Bir daha böyle  bir taş yazacak adamın alnını karışlarım”. Ben ise hat sanatından pek anlamadığım için ancak şöyle söyleyebilirim: ” Gittim, gezdim, gördüm. Çok güzel.” Bunca övgüden sonra gelelim fotoğrafını paylaştığım yazının niteliğine. Sülüs, bir yazı (hat) çeşidi ve ucu 2-3 milimetre […]

Aynı boyutta onlarca çelik borudan oluşarak, göğe dimdik uzanmaktan başka hiç bir fiziki özelliği yok. Şöyle bir bakıp geçenler, derinliğini bilmeyenler için hepsi bu işte: Bir yığın çelik boru. Peki bir de şöyle düşünseniz  nasıl olur. Bir tarafa, Cumhuriyetin 50.yılını, Cumhuriyetin kalkınmacı modernleşmeci iddiasını ve Beyoğlu’nun o ünlü karmaşasını koyun. Diğer tarafa da, para kazanmak için yapmak zorunda kaldığı heykelleri öğrencilerine “gözünüz kirlenmesin” diye göstermeyen, sadeliği ön plana çıkartan, ve […]

Bu motif günümüzde sadece İsrail Bayrağı olarak biliniyor. Hatta kimi zaman bulunduğu yerlerden İsrail Bayrağı diye kazınıyor. Oysa bu motif  aynı zamanda  İslami bir motif. Bilginin değil de dinsel şövenizmin egemen olduğu bir toplumda pek de yadırgamamak gerek aslında. Bu motife  cami duvarlarında,  mezar taşlarında, türbelerde sıklıkla rastlayabilirsiniz. Yeter ki bakacak gözünüz, bilecek bir zihniniz, gezecek bir azminiz olsun. Dinsel […]

Tam da burda soluklanırlarmış. Ellerinde çiçekler, nefes nefese kalırlarmış. Kimler mi? Bu binayı yaptıran Beyoğlu’nun ünlü zenginlerinden olan Hristaki’dir. Hristaki 24 dükkan üzerine 18 daire yaptırır 1876’da. Dairelerin olduğu kısma “Cite De Pera” der. Dairelerin altında bulunan dükkanların olduğu bölüme ise kendi adını koyar: “Hristaki Pasajı” 1908’de binayı Sadrazam Sait Paşa alır. Pasaja bu kez de Sait Paşa Pasajı derler. 1917’de Kızıl Ruslar’ın devriminden kaçan Beyaz Ruslar’ın […]

Minarenin alemini  İslamı temsilen her zaman hilal süsler. Bu minarenin aleminde ise hilal yok. Hokka ve kalem var. Minare bu özelliğiyle İslam dünyasında tek. Minare, Defterdar Nazlı Mahmud Çelebi Camii’ne ait. Camiyse Eyüp’ün Defterdar semtinde. Tahmin edebileceğiniz gibi Defterdar adını bu camiden alıyor. Nazlı Mahmud Çelebi  Kanuni Sultan Süleyman’ın baş defterdarı. Yaklaşık 10 yıl bu görevi yapmış. Son nefesini verdiğindeyse hala defterdarmış. Nazlı Mahmud  Çelebi’nin asıl meziyeti bu devlet […]

MÖ 411’de  Atina ile Sparta savaşırlar. O zamanların  İstanbul’u olan Bizantiyon savaşta Spartalıların tarafında yer alır. Ama savaşı Spartalılar kaybeder . O çağın şartlarına göre Atinalıların kenti yağmalaması gerekir. Ama Atinalılar kenti yağmalamaz. Boğaziçi’ne  giriş ve çıkışları kontrol altına almak ve bunu ticari bir gelir kaynağı haline getirmek daha çok işlerine gelir. Bu nedenle Salacak açıklarında ki kaya parçalarının üzerine bir gümrük istasyonu kuruverirler. Ve Salacak açıklarındaki küçük […]

Dünyanın ilk coğrafyacısıdır Strabon. Yani coğrafya Strabon’la başlar denilebilir. Ondan önce coğrafyayla ilgilenenler yok mudur peki? Vardır elbette. Ancak gezdikleri yerlerin sadece ilgi çekici yönleriyle ilgilenmiştir onlar. Fiziki koşulların ülkelerin kaderlerini etkileyebildiklerini ispatlamaya çalışan ve bunu bilimsel olarak tasarlayan ilk Strabon’dur. Çok gezer Strabon. Gezdikleriyle de bolca övünür. Hiç de mutevazi seyyahlardan değildir yani. Sanki, dünya için önemli bir şey yapmış olanın […]

Almanlar, Osmanlı’ya üç  şey hediye etmiştir. Birincisi, İstanbul’dan Bağdat’a uzanan bir demiryoludur ki Bağdat Demiryolu derler. İkincisi, Osmanlı halkının serin serin su içmesi için hediye edilen aşağıdaki çeşmedir ki, Alman Çeşmesi derler.   Üçüncüsü de nurtopu gibi bir savaş olmuştur. 1. Dünya Savaşı derler. Herhalde en iyisi hediye alırken biraz düşünmek. Çünkü bazen içilen sular boğazda kalabiliyor. Not: Alman Çeşmesi Sultanahmet Meydanı’nın girişinde bulunmaktadır.

Françesko, eğlence düşkünü zengin bir çocuktur. Bir askeri seferde yakalanır ve yaklaşık bir yıl kadar esir hayatı yaşar. Yaşadığı bu esir hayatı sonrasında bütün hayat felsefesi değişir Frençesko’nun. Bu eğlence düşkünü ve zengin çocuk fakirlikte ilahi bir adalet arayan, keşiş hayatına övgüler  düzen biri olmuştur artık. Ve herkesi yoksulluğa çağırmaya başlar Frencesko. Çünkü İsa yoksuldur ve önemli olanda İsa gibi yaşamaktır zaten. Frençesko bu çağrıyı yaptığı zaman […]

“ Babalar oğullarını, anneler bebeklerini terkediyorlar, doktorlar hastalarını ziyarete gitmiyorlardı. Her ev bir mezarlığa dönmüştü ” Bir Avrupalı yazar böyle demişti, İlk önce fareleri sonra da milyonlarca insanı bir anda öldüren Veba için. Bu yüzden de lakabı Kara Ölüm’dü vebanın. Aşağıdaki hastanede Kara Ölüm’ün pençesine düşen hayat dolu insanları, hayata döndürmek için yapılmıştı. 1600’lü yıllarda neredeyse İstanbul’da ki tüm binalar gibi ahşap olarak yapılmıştı bu bina. Yapıldığında […]

Tarihin tanık olduğu ilk büyük imparatorluktur Pers İmparatorluğu. Şu an Amerika, geçmişte Osmanlı ne ise   bir zamanlar  Persler de öyleydi. Sınırları  bir başlardı İran’dan  dünyanın yarısını içine alırdı. Anadolu’dan  Suriye’ye, Mısır’dan Mezopotamya’ya, Hindistan’dan  Kafkasya’ya, Orta Asya’ya kadar uzanır da uzanırdı. Ama yetmez bu topraklar Pers İmparatorluğuna. Kudret ve emperyallik  çıldırtır Persleri. Gözlerini  Yunanistan’a dikerler. Dünyayı titreten ordularıyla saldırırlar Yunanistan’a. Tam 31 Yunan kent devleti  Pers’lere karşı birleşir. Kıran […]

Şirinliğine  bakıp aldanmayın, bu güvercinler çok politik. Hiç slogan atmamışlardır ama “İşte Taksim İşte 1 Mayıs” kabilinden çok slogan duymuşlardır ve ardından gelen biber gazlarını da bolca yemişlerdir. Kendileri kaçmışlardır ama ya henüz uçamayan yavruları… Ve bu güvercinler birer ana-baba olarak evlat acılarını minicik yüreklerine gömmeyi becermişlerdir. Seslerinin çıkmadığına bakmayın, Tramvay Durağı’nda yapılan politik basın açıklamalarını bolca dinlemişlerdir. Ve içten içe destek vermişlerdir herhalde. Eee  nihayetinde bunlar […]

Vakti  zamanında  İstanbul’un sosyetik kadınlarının sırf  bu rölyeflere sahip binanın önünden geçebilmek için süslenip süslendikleri söylenir. İddiaa  ne derece doğrudur bilinmez, ama doğruluk payı yüksek olabilir. Çünkü bu bina Türkiye’nin ilk moda evidir. İstanbul’un zenginlerine modanın merkezi Paris’in son kreasyonlarının  tanıtıldığı, defilelerin düzenlendiği yerdir. İlginç ama modaevini  yaptıran İslamcıların bayraktarı bir padişah. İslamcılık nire Paris modası nire demeyin. Çünkü yaptıran, 2. Abdülhamittir. Jean Botter 2. Abdülhamit’in modacısıdır ya […]

Taksim Meydanı’ndan çevreye bakıldığında göze ilk çarpan ve görkemiyle büyülen bu kilise , içine girmeden sadece bulunduğunuz yerden bile çok şeyler söyler aslında. Onca şey arasından üçünü seçiyorum. 1) İsa  daha yaşarken onun peygamberliğine inanan, İsa’nın son akşam yemeğine katılan ve İsa’nın  o ünlü kutsal kaseyle şarap sunduğu 12 kişi. İsa çarmıha gerilerek öldürüldükten sonra Hristiyanlığı yaymak adına uzak diyarlara giden, gittiği diyarlarda […]

Sayfalar:«123456789»

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır