Ekşi Sözlük’te adıma açılan başlıktaki bir yoruma cevabım

Ekşi Sözlük’te adıma açılan başlıktaki bir yoruma cevabım

Ekşi Sözlük'te adıma açılan başlıkta eski bir öğrencim yorum yazmış. Belki bu bloğu takip ediyordur görür belki de yıllar sonra ...

İstanbul Etiketli Makaleler

Osmanlı biraz abartmış. Kuşlara ev yapayım derken saray yapmış. Çünkü bu saray 4 kubbeli, 4 kemerli, 2 katlı, 12 kapılı. İçinde de bilmem kaç odası var. Ayazma Camii- Üsküdar

Daha baskı tekniğinin yeterli olmadığı zamanlarda; siz deyin 15. yy. ben diyeyim 16. yy.da çoğaltma tekniğinin kendisi sanatla bütünleşti adeta: Adı da gravür oldu. Ressam bir resim çizerdi önce, artık neye bakarsa, neyden esinlenirse, neyden etkilenirse…Bazen,  kadın kölelerin satıldığı Avrat Pazarı’na  bakardı, bazen mezar taşlarının yanında piknik yapan bir aileye, bazen Kızkulesi’nin önünde boğulmak üzere olan bir adamın cankurtanlarına, bazen  de […]

Sütlüce, Evliya Çelebiye göre adını bitkisi ve havası güzel olduğu için sütünün güzel olmasından alıyor. Ermeni tarihçi Hovennasyan’a göre ise burada bulunan ve kadınların sütlerini çoğaltan bir ayazmadan. Artuk her neyse. Sütlüce’nin gayet sağlıklı, leziz bir adı var. Ve günün her saati Eyüp’ten buraya bir sandal kalkar.

Troçki’yi bilenler bilir, bilmeyenler içinse bir kaç cümleyle… 20.yüzyılın tarihine yön veren Sovyet Devrimi’nin lideri Lenin, 1918 yılında Troçki’yi en önemli vazifeye getirir: Harbiye ve Bahriye komiserliğine. Troçki  bundan sonra tüm batı dünyasına korku salan Kızıl Ordu’yu kurar, başkumandanı olur. Sonrasında Lenin’in halefi olarak anılmaya başlanır. Lenin öldükten sonra ise Stalin’le verdiği iktidar mücadelesini kaybeder. Çünkü Troçki eylem adamlığının yanında […]

İstanbul’daki Osmanlı mezarlarının çoğunu dolaşmış ve fotoğraflamışımdır. Böyle bir görüntüye hiçbir yerde rastlamadım. Ve ilk işim o üzümler olgunlaşınca, dalları üzümlerini taşıyamayınca fotoğraflamak olacak. Kendime hakim olabilirsem o üzümlerden yememeyi düşünüyorum. Her ne kadar dayanamamış, hamının bile tadına bakmış biri olarak bu olasılık çok düşük görünsede… Yer: Üsküdar’daki bir caminin haziresi (mezarlığı)

  Baki kalan bu gök kubbede hoş bir sada imiş. İstanbul’un en eski hamamlarından olan Bahçeli Hamam’dan kalan da  bir küçük kubbe imiş. Hamam Bar-İstiklal Caddesi   Not: Hamam Bar’ın kısa hikayesi  için ilgili link: http://www.biristanbulhayali.com/hamam-bar

Osmanlının İstanbul’daki gözüdür Adalet Kulesi. Ve adaletin buradan yani padişahın makamından yani Topkapı Sarayı’ndan dağıtıldığının simge-i şahanesidir. Cihan İmparatoru Osmanlı koyar son noktayı: “Adaleti ben dağıtırım. Kulesi de budur. ” Adalet Kulesi- Topkapı Sarayı

Mesnevihaneler Mevlana’nın Mesnevi’sinin öğretildiği mekanlardı. Fener Rum Lisesi’nin hemen arkasında bulunan Mesnevihane yaklaşık 150 yıl önce, içinde mesciti, türbesi, çeşmesi, su haznesi, tevhidhanesi, derviş hücreleri, kütüphanesi, şadırvanı, cümle kapısı, mutfağı, selamlık dairesi bulunan  bir külliye olarak yapılmıştı. Ne yazık ki zamanımıza camisi, türbesi ve çeşmesi haricinde hiçbir şeyi ulaşamadı. İstanbul’un bu en ünlü Mesnevihane’sinin cami cemaati haricinde bahçesinde küçük misafirleri […]

Kaş yapayım derken göz çıkarmakla meşhuruzdur. Surları onaralım derken yeni surlar yaptık. Kimbilir belkide böylece 20. yüzyılda sur yapanlar olarak tarihe adımızı yazdırdık. Aferin bize.                                                                       […]

Osmanlının inşa ettiği en büyük iki kışladan biriydi Selimiye Kışlası. Diğeri Taksim’deydi. Dört bir tarafını dolanan kubbeleriyle Doğu’nun bu en görkemli kışlasını gezi parkı yapmak için hem de hiç acımadan yıktılar. Ve şimdi, bir çift aşık yıkılmayanı izlemekteler. Belki de aşkın şarhoşluğuna daldılar da, ne izlediklerini bilmemekteler…                           […]

Biri yol kenarındadır. Diğeri camdan bakar. Birinin yaşı bir asra yakındır. Diğerinin birkaç asra. Birinin sıcacık, güvenli bir yuvası vardır. Diğerinin ne çeşmesi vardır, ne kitabesi ne de onu restore edecek bir eli.   Hamiş: Camdan bakan ihtiyarı tanımam. Ama yol kenarında, üzerine levhalar çakılmış ihtiyarı çok iyi tanırım. O, İstanbul’un kendisiyle beraber aynı kaderi paylaşan yüzlerce çeşmesinden biridir. İstanbul’un […]

Biri Yeralatı Camisi’nde Amr Bin As’ın türbesi önünde dua ederken, diğeri Düşler Sahilinde düş gibi bir bedenle şezlongunda güneşlenmektedir. Biri yalnızbaşına balık tutmaktadır Manastır Koyu’nda diğeri Beyazıt Meydanı’nda kalabalık bir grevdedir. Biri Moda’da denize atlamak üzeredir diğeri Düşler Sahili’nde çoktan atlamıştır bile. Biri Rüstem Paşa Hanı’nda yemyeşil gözleriyle keskince bakan bir kediyken diğeri Galata Mevlevihanesi’nde başında semazen dönüp duran balmumundan bir […]

Normalde adab-ı muaşeret kurallarına her zaman riayet ederim, lakin söz konusu emek hırsızlığı olunca işin rengi değişiyor. Tepemin tası birden atıveriyor. “Çalmış” kelimesini itinayla kullanmam bu yüzdendir. Acunn.com’da bugün (12.07.2012)  “Birçok Vatandaşı İlgilendiren Düzenleme Resmen Yasalaştı” başlıklı haberde, Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde çektiğim nargile fotoğrafı izinsiz olarak kullanılmış. Yazık mı dersiniz? Yoksa ayıp mı? Bende prensip meselesidir. Telif ücreti ödenmeyen […]

Ayazmalar, Hristiyan ortodoksların kutsal sularıydı. Şifa dağıttığına inanılırdı. Kimi ayazma kadınların sütlerini çoğaltırken, kimi deri hastalıklarına iyi geliyor kimisi de gözlere şifa veriyordu. Kilise içinde olanlarda vardı, manastır içinde olanlar da, sokakların köşe başlarında yer kaplayanlar da. Harem İskelesi’nde bulunan bu ayazma gözlere şifa veren ayazmalardandı. Bizanslılar tarafından 600 ya da 1000 yıl önce yapılmıştı. Üsküdar’ın birkaç tane Bizans yapısından birisidir. Tarihi de anısı […]

Yukarıdaki adalardan, yassılığıyla malül olana Yassıada, sivriliğiyle malül olana da Sivriada derler. Ama her ikisi  birden hayırsızlıklarıyla  malül olduklarından, Hayırsız Adalar  derler. Çünkü bu adalar hiçbir zaman hayırlı işlere vesile olmamışlar, hep tüyler ürperten olayların mekanı olarak anılmışlardır. Bizans, muhaliflerini tüm halka ibret olsun diye, kimi zaman ağır işkenceler yapıp kimi zamansa gözlerine mil çekip bu adalara gönderirmiş; acılar içinde açlık ve susuzluk çekerek ölsünler diye. Muhalif olan din adamlarının, devlet […]

Ortada gücü ve kudreti temsil eden bir aslan başı, kenarlarda kötülükle savaşı sembolize eden iki ejder. Kem gözlerden sakıyan, düşman güçlerden koruyan ilahi bir tılsım. Şamanın tılsımı. Nerede ise oraya güç veren, koruyup gözeten, düşmana korku salan, sahibine cesaret veren bir tılsım… Aslanbaşlı ve ejder motifli bu eser bir cami kapısının, kapı tokmağı olarak yapılmış. Tunç kapı tokmağı iki tanelermiş. Biri kapının sağında […]

Bektaşinin birinin canına açlık, yoksulluk tak etmiş. Yaşamaktan bıkmış usanmış artık. Göğe bakarak ” Allah’ım” demiş, “yeter artık, al canımı da kurtulayım.”  Tam o sırada  bahçe duvarının kenarından geçiyormuş. Bir anda hareketlenme olmuş. Bahçe duvarı yıkılmış. Bektaşi son anda bir hamlayle canını kurtarmış. Göğü işaret ederek, “Yaa” demiş, “canımı almaya ne kadarda hevesliymişsin.” Bektaşilik kültür dünyamıza bu gibi muhalifliğiyle ünlü, […]

Biri bugün. Diğeri dün. Biri 40 yaşında. Diğeri 6×40. Birinin derdi bir vefat, belki de parasızlık. Diğerinin derdi vefasızlık, kendine olsa gam yemez,  koca tarihe olan vefasızlık…

Benim Osmanlı mezarlıklarına özel bir ilgim var. Çünkü bu mezarlarda tarih desen tarih var, sanat desen sanat var, doku dersen doku var, ne kadar ironik olsa da hayat desen hayatta var. Birkaç yıla  kalmaz İstanbul’daki Osmanlı mezarlıklarının seceresini çıkaracak ve fotoğrafın altın kurallarına sadık kalarak fotoğraflayacağım. Bu fotoğrafı dün Nakkaştepe Mezarlığı’nda çektim. Fonda Boğaziçi köprüsü var. Ad olarakta “Yaprakların Ardındaki […]

  İstanbul’u her dile getirişimizde, dünya kenti dememizin nedeni ne 15 milyonu aşan nüfusu ne içinden deniz geçmesi ne de  Osmanlıya payitahtlık edip o zamanlar bilinen dünyanın önemli bir kısmının buradan yönetilmesi. İstanbul’u dünya kenti yapan şey devraldığı mirası. Bizans ve Osmanlı mimarisinin iç içe geçmesi. Tarihin derin kuytularında birbirini beslemesi. İstanbul’u İstanbul yapan şey, İslam mirası olduğu kadar gayrimüslim mirası. Tek kelimeyle […]

Bu fotoğaflarda önde hep hayat var. Arkada hep tarih. Önde “an” var. Arka da bin bilmem kaç yıl. Çünkü bu fotoğraflar İstanbul’u fon eyliyor. Adı üzerinde fondaİSTANBUL. Dia gösterimi toplam 3,5 buçuk dakikadan oluşuyor. İyi seyirler. fonda İstanbul from ramazanbeduk on Vimeo.

Adı Ahmet. Fransız Dilive Edebiyatı mezunu olduğunu söyleyince çok şaşırdım. Şaşkınlığım, haydaa’sı bile eksik olmayan bir şaşkınlıktı. Ne Fransızca öğretmenliği, ne tercümanlık, ne de rehberlik yapıyor. Hacı yağı olarakta bilinen  bir koku satıcısı o. Çünkü huzuru bu mekanda buluyor. Atalarının, değerini bildiklerinin mekanında. Sultan Beyazıd-ı Veli’nin meydanında. Beyazıt Meydanı’nın yaşlı, yaşlı olduğu kadarda heybetli ama artık budanmış atkestanesinin altında.

O öve öve bitiremediğimiz hoşgörümüzün engin ve derin fotoğrafıdır bu fotoğraf. Bir zamanlar İstanbul sokaklarında Ortodoks papazlar dini kıyafetleriyle dolaşıyorlar, evden kiliselerine ya da kiliselerinden evlerine, belki kahveye gidiyorlardı. O kadar hoşgörülüyüz ki! bu fotoğrafı nostaljinin içine hapsettik. Geçen zaman içinde bir tane bile bırakmadık. 

20 liranın ardında fotoğrafı bulunan bu adam Türk mimarlığının yüz aklarından. Mimar Kemalettin, Osmanlının son yüzyılında padişahın tüm mimarlık işlerini gayrimüslüm ve Avrupalı mimarlara emanet ettiği, Türk mimarların esamesinin  bile okunmadığı, Türk’ten de mimar mı olurmuş dendiği bir dönemde yeni bir dille, Osmanlı-Türk tarihinden aldığı birikimle, güçle bunun böyle olmayacağını şiar edindi. Bu devran böyle dönmezdi. Dönmemeliydi.  Türk mimarlığının nesi […]

Sayfalar:«123456789»

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır