Ekşi Sözlük’te adıma açılan başlıktaki bir yoruma cevabım

Ekşi Sözlük’te adıma açılan başlıktaki bir yoruma cevabım

Ekşi Sözlük'te adıma açılan başlıkta eski bir öğrencim yorum yazmış. Belki bu bloğu takip ediyordur görür belki de yıllar sonra ...

İstanbul Etiketli Makaleler

Ne zaman Çinili Külliyesi’ne gelsem mevsim hep Sonbahar olurdu. Ve yine bir Sonbahar. Bu fotoğrafı geçen yıl çektim, şimdi paylaşmamın nedeni mevsimlerden yine Sonbahar olması. Eğer bu Sonbahar’da Çinili Külliyesi’ne gelirseniz külliye cemaatinin çayevinde bir bardak çay içmeyi ihmal etmeyin. Ve cemaatle birazda sohbet edin. Bu öneri İstanbul’la ilgili hiçbir rehber kitapta bulunmaz. Bu da benim önerim olsun. Gidince selam […]

Nice seyyah geldi gitti  İstanbul’a, nerdeyse hepsi de ortak bir noktada birleşti:  “Osmanlının mezarlığı muhteşemdir. ” Hatta İstanbul’a birkaç kez gelen ünlü Fransız edebiyatçı Gerard De Nerval İstanbul’da Boğaziçi’nden, saraylardan, köşklerden, sokaklardan  daha fazla mezarlıkları beğendi. Osmanlıda her bir mezartaşı bir sanat abidesidir.  Öyle ki devrin tüm sanatsal  üslupları taş işçiliğinden tutun hat sanatına, manzum biyografisinden tutun başlıklarına kadar bir […]

Babası ilmiye sınıfından bir katip. Amcası imam. Kendisiyse  Osmanlının belki de  en delikanlı materyalisti. Çünkü Osmanlı gibi muhafazakar bir toplumda materyalist düşüncelerini gözünü budaktan sakınmayarak savunan biri o. Haliyle de cezası hep yurt dışında sürgün yaşamak olan biri. Ama ne siyasetin ne de sıkı sıkıya bağlı olduğu materyalizmin peşini hiç bırakmayan biri. Sürgündeyken Cumhuriyet’in temel taşı olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni birkaç arkadaşıyla beraber kurdu. Batılılaşmayı ve […]

Ne yazık ki bu caddenin tam  Türk işi denebilecek bir hikayesi var. İstanbul, Batı gibi meydanları, yolları binaları olsun diye kesilip biçilir, yer yerde doğranırken, şahlanır entelektüel bir vicdan. Herkes, tanır onu aslında. O, Eyüp Tepesi’nde nargile tüttüre tüttüre İstanbul?u izlemeyi neredeyse en büyük keyif sayan, kendini sıkı bir Türk dostu olarak gören Piyer Loti?den başkası değildir. Aşağıdaki satırlar ona ait. ?Son zamanlarda gelir sağlayan […]

Bizans ve Osmanlı dönemi boyunca bu kemerin üzerinden kesintsizce 1500 yıl  İstanbul’a su aktı. Ve İstanbul’un su ihtiyacının bir bölümü böyle karşılandı. Şimdilerdeyse İstanbul’un panoraması akıyor. Yerden yaklaşık 30 metre yüksektesiniz ve yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüş koridorunuz var. Ve her adımınızla beraber burada 1700 yıl önce yapılan bu kemerin sırtında, İstanbul arz-ı endam ediyor karşınızda. Fatih Camisiyle, tarihi itfayesi ve […]

Hayata doyamadığı muhakkak. Genç yaşta ölmüş çünkü. Ama büyük şair. Adı, Leontios. Bizansın büyük şairlerindendir. Neden derseniz; Bizans’ın en büyük ve  en tanınmış ozanı olan Mabeyinci Pavlos, Leontios öldüğünde koca bir ağıt yakmış. Belki de ağlamış. 500’lü yıllarda yaşamış Leontios. Aşağıdaki şiiride şu an Sultanahmet Meydanı olan Hipodrom’dayken kaleme almış. Şiiri ölümle bitiyor. Çok genç yaşta da ölüyor zaten. Yoksa hissetmiş mi? Orası muamma… ” Bir yanım Zeuxippos, o […]

1757 yılında başlayan ve toplam 16 yıl süren bir padişahlık macerası vardır 3. Mustafa’nın. Padişahlığı döneminde de üç büyük cami yaptırır. Ama İstanbul’da onun adıyla anılan bir cami yoktur. Anlatılanlara bakılırsa bu durum 3. Mustafa’nın canını çok sıkmış. Yıl 1766. İstanbul’da büyük bir deprem olur. Fatih Cami neredeyse tamamen yıkılır. 3. Mustafa’da yıkılan Fatih Cami’yi komple yeniden yaptırır. Ama camiye adını veremez, çünkü camiyi […]

Yıl 1559. Bir gemi Venedikten Dalmaçya kıyılarına yelken açar. Gemide Maria adlı bir kadın iki oğluyla, iki kızıyla beraber bulunmaktadır ve Venedik Valisi’nin başkatibi olan babalarının yanlarına gitmektedirler.  Gemi korsanların saldırısına uğrar ve tüm aile esir alınır. Maria fidye ödeyerek iki kızını kurtarır. Ama iki oğlunu kurtaramaz. O iki oğul köle olarak satılırlar. Müslüman olurlar Cafer ve Gazanfer adını alırlar. […]

İstanbul’un surlarında en fazla kayıp Haliç tarafında yaşandı. Ayakapı Surları da kaybedilmeyen, direnen surların arasında. Ama bu direnişten epey yara bere aldı. Onun için de  sur değil sur kalıntısı demek ne yazık ki daha uygun düşer. Fonda Fatih devrinden kalma Abdi Subaşı Camii ve Fener Rum Lisesi.

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Masalı’ndan fırlamışlar gibi. Büyümüşte küçülmüşler mi yoksa çok mu erken büyümüşler. İfadeleri çok yaşlı lakin. Burası İstanbul’un yoksul bir semti. Ve yıl 1924. Fotoğrafçı, National Geographic fotoğrafçılarından olan Merl La Voy’a ait.

Adını nar çiçeklerinden alan bu surların zirvesinden İstanbul başka görünür. Gitmediyseniz gidin. Çıkmadıysanız ihmal etmeyin. Not: Tam görüntü için fotoğrafın üzerine tıklayın.

Buzdolabının olmadığı, hijyenin “h”sinin bile lugatta olmadığı zamanlar. Çengele asılan kıvırcık koyunun yanına gidiyor kasaba kesilecek yeri gösteriyor, “Kes bir  okka ” diyorsunuz. Akçenizin gücüne göre eti ya poşetle götürüyorsunuz  ya da sırtlanarak. Fotoğrafçı,  Nuruosmaniye’de ki bir kasap dükkanında çengele asılmış kıvırcık koyunları, ve dükkanın önünde kasapla  bir medrese öğrencisini sohbet ederken gördüğünde deklanşöre basıyor. Fotoğraf  National Geographic  fotoğrafçılarından George R. […]

Bu zat-ı muhtrem Şehzade Camii’nin avlusunda, şadırvanın etrafında tıpkı Kabe’yi tavaf edermiş gibi abartısız 10-15 tur attı. Kimse de ” Sevgili şahsiyet sen ne yapıyorsun, burası tur atma mekanı mı?”  diye sormadı. Herkes baktı. Allah akıl fikir falan filan versin. Hem atana hem bakana.

Maşallah arı gibiler. Vızır vızır Hüsyin Avni Paşa’nın çeşmesini restore etmekteler. Ve tam fotoğraflarını çekerken yasak dediler, çekemessin dediler. Yok ya dedim. Burası dingonun ahırı mı dedim. Çekerim dedim. Çektim de. Çünkü tarihi miras herkesindir. Ambargo koyamazsınız.

 . Sirkeci Garı, romanlara, filmlere konu olan ultra zengin Orient Express’in Doğu’daki son durağı olarak yapılmıştı. Nice Avrupalı kral, devlet adamı, ünlü sanatçı ve süper zengin, Şark’ın bağrında görgüsüzce oryantalist keyif çatmaları için yıllarca Batıdan Doğuya bu gar sayesinde taşındı. Burada beklediler. Umarım, Doğuyu küçümseyen, onu sömürmeyi meziyet bilen Batının bu paralı 1.sınıf çocukları, 1.sınıf  bu bekleme salonunda saatlerce canları sıkılarak […]

1950’lilerin ortaları. Kuruyup çiroz olacak uskumrular Boğaziçi’nde Poyraz’a serilmiş. Balıkçı kızının tebessümü de Poyraz’a yatıp, rakı sofralarına hazırlanan çirozlar kadar güzel. Fotoğraf: Ilo Battıgelli National Geographic fotoğrafçısı

Mimar Sinan hayat hikayesini kendi ağzından anlattığı , Tezkiretü’l- Bünyan adlı kitapta  mimarlık bilgisini nasıl geliştirdiğini şöyle anlatıyor. ” Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi bir ayağım sabit olarak, merkez ve çevreyi gözlemledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum.” Mimar Sinan aynı pergeli kendi mezarı içinde kullanır. Sinan, mezarını Süleymaniye […]

İstanbul’da camiler, konaklar, saraylar onlarca kez restore edilmiştir. Her restorasyonda tarihi kimliğinden epeyce şey kaybetmiştir. Bunu surların ve mezarların bir kısmı içinde söylemek mümkün ama genelinde, tarih olduğu gibi saklı durur. Eğer İstanbul’da tarihi koklamak istiyorsanız, tarihle beraber nefes almak istiyorsanız ziyaret edeceğiniz ilk yer surlar ve mezarlardır. Aşağıdaki video İstanbul’un surları ve mezarlarını konu alan 18 fotoğraftan oluşan, 1 […]

Sinan’ın 400’den fazla eseri var. Sinan bu köprüyü, bu 400’den fazla eseri çinde yaptığı en güzel altı eserden biri olarak kabul ediyor. İmzasını tek bir eserine atmış. O da bu köprüdür. Hatta mezartaşında bile bu köprüden bahsediyor. Öyle ki köprüyü Samanyolu Galaksisi ile karşılaştırıyor: “Çekmece Köprüsü’ne bir yüksek kemer çekti ki / Samanyolu gibi asılı duran” Bu köprü Koca Sinan’ın […]

Boğaziçi Köprüsü’nden Avrupa yakasına geçerken köprünün çıkışında, sağda şık bir konut görürsünüz. Saray yavrusu gibi bir şeydir. Çokça merak edilir. Aynı zamanda bu evi yapan mimarın kendisi de  kimilerine göre bir gizemdir. “Taut’un gizemi” diye sıkça dillendirilir. Bruno Taut, 20. yüzyılın önde gelen Alman mimarlarındandır. 1930 yıllarda Almanya’da Hitler faşizmi başa geçince Taut, bir çok Alman bilimadamı gibi Almanya’dan kaçar. İlkönce İsviçre’ye sonra Japonya’ya oradan […]

Fotoğrafta geleneksel Osmanlı mezartaşlarının zerafetini, modern bir kadının zerafeti tamamlıyor. Mezartaşlarının başlıklarına ve kadının şapkasına dikkat! Kimbilir, belki de Osmanlı mezarlıklarıyla ilgili çekilmiş en iyi fotoğraf bu. Çünkü uygarlık tarihine yön veren iki kavram olan geleneksel ve modernite bir kadrajda buluşuyor. Yıl 1919. Yer, Üsküdar’da bir mezarlık, muhtemelen Karacacaahmet Mezarlığı. Fotoğrafçı, National Geographic fotoğrafçılarından olan Morıtımer J. Fox.

Tophane sırtlarında her biri birbirinin gözbebeği 3 insan, 3 arkadaş, 3 dost. Ve fonda İstanbul’un sülietinin gözbebeklerinden  olan 3 mukaddes, 3 cami, 3 tarih. Önde Nusretiye Camii, arkada Sultanahmet Camii ve Ayasofya… Tophane sırtları

Beyazıt Kulesi’ne dair yüzlerce fotoğrafa bakmışımdır. Ama en iyisi bu. Fotoğraf o kadar güçlü ki, İstanbul’da çekilmiş gibi değil de Amerikan gangster filmlerinden fırlamış gibi duruyor. Fotoğrafı çeken aynı zamanda benim en beğendiğim İstanbul fotoğrafçılarından olan Achille Samandji. Hikayesini şurada anlatmıştım: http://www.biristanbulhayali.com/istanbulun-100-fotografcisi-kitabinda-adi-yer-almayan-bir-istanbul-fotografcisi-achille-samandji

Sebiller, İstanbul sokaklarının köşebaşlarını  süsleyen mobilyalardandı. Buralardan bayram, kandil gibi günlerde su, şerbet dağıtılırdı. Bir çeşmeye monte edileni de vardı anıtsalı da. Şimdilerde fotoğraflara fon olmaktan başkaca işe yaramayan bu sebil anıtsal olanlardandı. Mihrişah Valide Sultan Sebili- Eyüp   Hamiş: Sebille ilgili detaylı bilgi linktedir: http://www.biristanbulhayali.com/anitsal-bir-sebil-mihrisah-valide-sultan-sebili

Sayfalar:«123456789»

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır