Moda’nın 13 tarihi köşkü

Moda’nın 13 tarihi köşkü

Kadıköy'ün en aristokrat semti olmakla ünlü Moda, Bizans ve uzun Osmanlı dönemi boyunca bağlık, bahçelik ve çayırlık alanlarıyla maruftu.  Kadıköy ...

İstanbul Etiketli Makaleler

İstanbul metropolü denince akla gelen ilk yerlerden biri Levent’tir. Levent, bir tasarım-kenttir. İstanbul’da modern bir altyapıya sahip, çağdaş bir yaşam alanı olarak tasarlanmıştır. Bir anlamda çağın, İstanbul’a dokunduğu eldir. Bir prototiptir. Bu sebeple özgün bir tarihi vardır. Memur, öğretmen, esnaf gibi orta gelirli yurttaşlar için modern düzenlemeye sahip bir yaşam alanı olarak kurgulanan  Levent, sonrasında sinema, sanat ve edebiyat çevresinin […]

Bu yarışma hem İstanbul kültür bilgimizi sınamak hem de sorular yoluyla İstanbul’un tarihi, kültürel ve doğal varlıklarını tanımayı amaçlamaktadır. 10 sorudan oluşur ve her soru 10 puandır. Seçenekleri tıkladığınızda sorunun doğru cevabı görülür. Alttaki mavi ok aracılığıyla diğer soruya ulaşırsınız. Sınav sonucunda ise toplam kaç puan kazandığınızı ve başarı ölçünüze göre hazırlanmış olan bilgi notunu görebilirsiniz.    

Eminönü ve Tahtakale’de bulunan tarihi hanlara Kapalıçarşı’yı ve Mısır Çarşısı’nı bir kenara koyarsak genelde pek ilgi gösterilmez. Bu ilgisizliğin nedeni, hanların birbirine çok benzemeleriyle açıklanır. Oysa kazın ayağı hiç de öyle değildir. Kimi hanlar sunduğu İstanbul manzarasıyla; kimi hanlar çatı katındaki esnaf lokantasıyla; kimi hanlarsa dehlizleriyle, Bizans koridorlarıyla ilgiyi fazlasıyla hak eder çünkü. Balkapanı Hanı da bu hanlardan biridir. Ve rivayete […]

Büyük kilise projeleri tasarlayan bir mimar, yetenekli bir ressam ve içi doğuyu görme tutkusuyla dolu bir seyyahtır Thomas Allom. Mimarlık üzerine eğitim alan daha 20-21 yaşındayken tasarladığı büyük kilise  projeleriyle adını duyuran biridir. Ama içindeki uzakları görme tutkusuna yenilen, bu yüzden de o büyük projeleri yapamayan biridir. Gezme tutkusuna önce memleketi İngiltere’den başlar Allom. İskoçya, Fransa ve Belçika’yla devam eder. İlgisini çeken ne varsa da resmeder. Tabii bir […]

Kınalıada, Prens Adaları’nın en küçüğü. Ormanı en az olanı. Hakkında en az yazı yazılanı. Haliyle de en az ünlü olanı. Ama Kınalıada’nın bir koyu var. Bütün bu geride kalmışlığı paçavra gibi yırtan bir koyu. Akdeniz’i aratmayacak bir koyu. Kınalıada’nın en güneyindedir Manastır Koyu. Kınalıada’ya adını veren kınalı kayaların dibindedir. Malazgirt Savaşın’da Türklere yenilen kudretli Bizans İmparatoru Romen Diyojen’in acılar içinde can verdiği […]

Sai Çelebi. Doğma, büyüme ve ölme İstanbullu. Mana ve kavramı resme dökmekte ünlenmiş bir nakkaş. Zamanın şairlerinin bir kısmını mizahi ve alaylı bir üslupla hicvetmede ünlenen, divan sahibi bir şair. 1580’li yıllarda Sai Çelebi benim yaşlarımda (30 civarı) Mimar Sinan’sa 90’larındadır. İşte, ‘artık güçsüz bir ihtiyar olmuş tarihin sayfasında ad ve şan bırakarak hayırlı dua ile anılmak isteyen’ Mimar Sinan ‘kırık kalpli, değersiz, […]

Bugün Hasköy’de olanca soğuğu ve karı yedikten sonra Musevilerin 150 yıllık tarihine tanıklık eden Esgher Sinagogu’nda pardon Safiye Sultan Kafe’de, dumanı tüten bir sahlep içmenin keyfi başkaydı. Ama şu soru aklıma zerk edince içtiğim sahlep boğazımda kaldı. Neden burası bir kafe olarak kullanıldı da sinagog olarak yahut Museviliğin tarihine tanıklık eden bir müze olarak kullanılmadı. Lakin, bir kaide-i şahanedir ki bu […]

Altunizade’den Çamlıca’ya doğru giderken yol üzerinde bulunan Millet Parkı, İstanbul’un ilk parkı. Millet Parkı, 1870 yılında törenle açıldığında Çamlıca Bahçesi adıyla açılmıştı. Açılma amacı ise o dönem epey popüler olan olan Büyük Çamlıca’yı daha güzel daha şenlikli hale getirmekti. İstanbul’da yılın ilk karını İstanbul’un bu ilk  parkında  fotoğraflamak büyük keyifti.

İstanbul’un tarihine yardım ve yataklık etmekten suçlu bulunmuş olmalılar ki cezaları cayır cayır yanmak oldu. Birçoğu derin bir ilgisizlikle cebelleşiyor, kendini restore edecek, onu daha güçlü kılacak,  hayatın içine yeniden katacak bir eli umutla bekliyorlardı. Tersi oldu…Ansızın çıkan bir yangınla tüm varlıklarını kaybettiler. Adına kül denen çirkin bir hakikatin parçası oluverdiler. Tek kelimeyle, zenginlik birikim demek. İlmek ilmek dokunan nakış, […]

“Kapının tokmağı tunçtan, içi ahşap, dışı bakırdan yapılmış. Camisi Cizre’de. Tokmağı Danimarka’da. Kendisi  İstanbul’da…” Bu bir bilmece değil. Yaklaşık sekizyüz yaşındaki, Cizre Ulu Camii’nin ulu kapısına düzülmüş bir methiye! Ulu Camii neden ulu? Bir olasılık yaşından. Çünkü Anadolu’nun en eski camisi. Taa  Hz. Ömer zamanından… Selçuklular 13.yy’da  burayı onarmışlar ve camiye adına yakışan ulu bir kapı yapmışlar. Kapıyı bakır plakalarla donatmışlar ve plakların her birini sonsuzca tekrar eden geometrik şekillerle süslemişler. İstemişler ki […]

Hayal edin. Akşam vakitleri. Boğazın ortasında vapurdasınız. Dört çevrenize bakıyorsunuz. Parıldayan ışıklar içinde camiler, saraylar, kışlalar, kuleler göreceksiniz. İşte o gördüklerinizin yarısını onlar yaptı. Onlar Ermeni mimarlar. Balyanlar. İstanbul’un sülietine damgasını bir Mimar Sinan vurdu bir de ailecek onlar. Balyanlar herhangi bir devlet kurumuna bağlı değildiler. Direkt padişaha bağlıydılar. Padişahın  isteği olan Avrupai yaşam tarzını simgeleyen büyük, gösterişli, bol heykelli ve […]

Almanlar İstanbul’a belki çok fazla bina yapmadılar ama yaptıkları binaların hemen hepsi simge kıvamındadırlar. Deyim yerindeyse Almanlar az yaptılar ama öz yaptılar.  Boğazın sülietine damgasını vuran Haydarpaşa Garı, Sirkeci Garı, Eminönü’nde yeşil kubbesiyle dikkat çeken ve İstanbul’un ilk betonarme binalarından olan Germanya Han, yine İstiklal Caddesi’nin en görkemli hanlarından olan Rumeli Han, Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçerken sağda Japon evlerini […]

Tarih 1400’lerdir. Makedonya’nın Kastorya kasabasındaki bir kaç yüz Yahudi ailesi için hayat olduğu gibi devam etmektedir. Bu Yahudiler öyle zengin falanda değillerdir. Kendi yağlarında kavrulan fakir bir hayatları vardır. Bir anlamda mütevazi yaşamın Kastorya’daki adresleridirler. 1453’te, Fatih İstanbul’u fethedince yüz kadarı için hayat değişir. Çünkü Fatih, Kastorya’dan yüz kadar Yahudi ailesini İstanbul’a göç ettirir. Adres olarak da Balat civarını  gösterir. Balat’a yerleşen Kastoryalı Yahudilerin ilk işi yaşamını […]

  İstanbul’a dair fotoğrafların 11. partisinde bir İstanbul aşığı olan Çelik Gülersoy’un Fenerbahçe Parkı’nda bulunan anıtı, Mimar Sinan’ın Büyükçekmece Köprüsü, Çırağan Sarayı’nın görkemli kapısı, Minerva Hanı’nın çocuk heykeli, Sirkeci garı bekleme salonu, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Kadıköy Meydanı, Yeni Camii, Tophane sırtlarında bulunan parktan bir İstanbul manzarası ve Sultan Ahmed Camii’nin fotoğrafları bulunuyor.   Not: Fotoğrafların telif ücreti ödenmeden kullanılması […]

” Silivrikapı Surları üzerinde “Bağdat fethedildi, Bağdat fethedildi ” diye sevinirken ayağı kayıp düşen bir zatı muhteremin hikayesine dairdir.” İstanbul’un kara surlarının diplerinde sıklıkla mezarlar, türbeler bulunur. Çünkü İstanbul’un fethi sırasında şehit olanlardan bazıları şehit oldukları yere gömülmüşlerdir. Hatta bu mezarların vesilesiyle zamanla buraya gerçekleşen definler sur önlerinin bazı bölümlerini mezarlık haline getirmiştir. Mesela Eğrikapı ve Yedikule sur dipleri böyledir. […]

Şanlı Galatasaray bayrağının dalgalandığı bu ada, Boğaziçi’nin Kız Kulesi ile beraber iki adasından biri olmanın onurunu yıllardır yaşıyor, ilelebet yaşayacak da. Her ne kadar gidemesek de, üye olamadığımız için sadece uzaktan görmekle yetinsek de seviyoruz, şanlı bayrağın dalgalandığı bu toprak parçasını. Seviyoruz Galatasaray Adası’nı çünkü bu adacığın  bir tarih-i şahanesi var. Galatasaray Adası İstanbul’u süsleyen içinde camilerin, sarayların, konakların, köşklerin […]

Ne zaman Çinili Külliyesi’ne gelsem mevsim hep Sonbahar olurdu. Ve yine bir Sonbahar. Bu fotoğrafı geçen yıl çektim, şimdi paylaşmamın nedeni mevsimlerden yine Sonbahar olması. Eğer bu Sonbahar’da Çinili Külliyesi’ne gelirseniz külliye cemaatinin çayevinde bir bardak çay içmeyi ihmal etmeyin. Ve cemaatle birazda sohbet edin. Bu öneri İstanbul’la ilgili hiçbir rehber kitapta bulunmaz. Bu da benim önerim olsun. Gidince selam […]

Nice seyyah geldi gitti  İstanbul’a, nerdeyse hepsi de ortak bir noktada birleşti:  “Osmanlının mezarlığı muhteşemdir. ” Hatta İstanbul’a birkaç kez gelen ünlü Fransız edebiyatçı Gerard De Nerval İstanbul’da Boğaziçi’nden, saraylardan, köşklerden, sokaklardan  daha fazla mezarlıkları beğendi. Osmanlıda her bir mezartaşı bir sanat abidesidir.  Öyle ki devrin tüm sanatsal  üslupları taş işçiliğinden tutun hat sanatına, manzum biyografisinden tutun başlıklarına kadar bir […]

Ne yazık ki bu caddenin tam  Türk işi denebilecek bir hikayesi var. İstanbul, Batı gibi meydanları, yolları binaları olsun diye kesilip biçilir, yer yerde doğranırken, şahlanır entelektüel bir vicdan. Herkes, tanır onu aslında. O, Eyüp Tepesi’nde nargile tüttüre tüttüre İstanbul?u izlemeyi neredeyse en büyük keyif sayan, kendini sıkı bir Türk dostu olarak gören Piyer Loti?den başkası değildir. Aşağıdaki satırlar ona ait. ?Son zamanlarda gelir sağlayan […]

Bizans ve Osmanlı dönemi boyunca bu kemerin üzerinden kesintsizce 1500 yıl  İstanbul’a su aktı. Ve İstanbul’un su ihtiyacının bir bölümü böyle karşılandı. Şimdilerdeyse İstanbul’un panoraması akıyor. Yerden yaklaşık 30 metre yüksektesiniz ve yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüş koridorunuz var. Ve her adımınızla beraber burada 1700 yıl önce yapılan bu kemerin sırtında, İstanbul arz-ı endam ediyor karşınızda. Fatih Camisiyle, tarihi itfayesi ve […]

Hayata doyamadığı muhakkak. Genç yaşta ölmüş çünkü. Ama büyük şair. Adı, Leontios. Bizansın büyük şairlerindendir. Neden derseniz; Bizans’ın en büyük ve  en tanınmış ozanı olan Mabeyinci Pavlos, Leontios öldüğünde koca bir ağıt yakmış. Belki de ağlamış. 500’lü yıllarda yaşamış Leontios. Aşağıdaki şiiride şu an Sultanahmet Meydanı olan Hipodrom’dayken kaleme almış. Şiiri ölümle bitiyor. Çok genç yaşta da ölüyor zaten. Yoksa hissetmiş mi? Orası muamma… ” Bir yanım Zeuxippos, o […]

1757 yılında başlayan ve toplam 16 yıl süren bir padişahlık macerası vardır 3. Mustafa’nın. Padişahlığı döneminde de üç büyük cami yaptırır. Ama İstanbul’da onun adıyla anılan bir cami yoktur. Anlatılanlara bakılırsa bu durum 3. Mustafa’nın canını çok sıkmış. Yıl 1766. İstanbul’da büyük bir deprem olur. Fatih Cami neredeyse tamamen yıkılır. 3. Mustafa’da yıkılan Fatih Cami’yi komple yeniden yaptırır. Ama camiye adını veremez, çünkü camiyi […]

Yıl 1559. Bir gemi Venedikten Dalmaçya kıyılarına yelken açar. Gemide Maria adlı bir kadın iki oğluyla, iki kızıyla beraber bulunmaktadır ve Venedik Valisi’nin başkatibi olan babalarının yanlarına gitmektedirler.  Gemi korsanların saldırısına uğrar ve tüm aile esir alınır. Maria fidye ödeyerek iki kızını kurtarır. Ama iki oğlunu kurtaramaz. O iki oğul köle olarak satılırlar. Müslüman olurlar Cafer ve Gazanfer adını alırlar. […]

İstanbul’un surlarında en fazla kayıp Haliç tarafında yaşandı. Ayakapı Surları da kaybedilmeyen, direnen surların arasında. Ama bu direnişten epey yara bere aldı. Onun için de  sur değil sur kalıntısı demek ne yazık ki daha uygun düşer. Fonda Fatih devrinden kalma Abdi Subaşı Camii ve Fener Rum Lisesi.

Sayfalar:123456789»

Hazırlamış olduğum bilgi yarışması uygulamasını Google Play'den indirin ▼
------------------------------------------------------

——————————————————-

İstanbul’u eğlenerek öğrenin

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————

—————————————————————-

Bu sitede emeğe saygı esastır

_______________________________________