Çocukların kalemiyle Osmanlı’nın 12 tarihi sarayı

Çocukların kalemiyle Osmanlı’nın 12 tarihi sarayı

Bu yazıyı 6. sınıf öğrencilerimden Rümeysa Duymaç ve Betül Uçan beraber kaleme aldılar. Bütün bu sarayları beraber gezdik. Gezi sonrası ...

12 Ocak Pazar Günü Kadıköy edebiyata, insana, İstanbul’a dair bir söyleşi için Ahmet Ümit’i ağırlıyor. Söyleşi, Kadıköy Rıhtım’da bulunan Eğitim Sen 2 Nolu şubenin etkinlik salonunda gerçekleşecek. Etkinliğin Facebook adresi için TIKLAYIN. Söyleşinin gerçekleşeceği adres:  Rasim paşa M. Orgeneral Şahap Gürler caddesi no:8 kat 4  Kadıköy İstanbul, (Eğitim Sen 2 nolu şubenin etkinlik salonu) Alttaki fotoğrafta adres, görsel olarak tarif edilmiştir.

336 sütunuyla yerebatmış bir sarayı andıran bu yüzden de Osmanlı zamanında Yerebatan Sarayı olarak adlandırılan Bazilika Sarnıcı’ndan, fetihten sonraki 100 yıl boyunca haberi yokmuş Osmanlı’nın. Ta ki eski çağ metinlerine ve Bizans eserlerine meraklı kaşifini bulana dek… Tam teşekküllü bir Rönesans aydını 1490 yılında Fransa’da doğan Pierre Gilles eski Yunanca ve Latince’yi çok iyi bilen bir hümanist, seçkin bir filologtur. […]

      İstanbul demek biraz da sur demek. Çünkü İstanbul demek 20. yüzyıla kadar suriçi demek? 22 kilometrelik uzunluğuyla İstanbul’u çepeçevre kuşatan surlar  400’lü yıllarda imparator 2. Thedosis tarafından yaptırıldı. Thedosis surları öyle yaptırmıştı ki surları geçip de kenti ele geçirmek imkansız kabilinden bir şeydi. 1000 yıl 28 kuşatmaya bana mısın demedi bu surlar. Ta ki Fatih Sultan Mehmet’in […]

İstanbul Tarihi Eserler Haritası, İstanbul’a dair derlitoplu çalışmalardan biri. Cepten internete giren Android telefonların her cebe girmesiyle bu tür haritalar daha da önem kazandı. Yanından geçtiğiniz belki de karşısında çay içtiğiniz ama ne olduğunu bilemediğiniz, merak ettiğiniz tarihi yapıları birkaç tıkla anında öğrenebilirsiniz. Yeter ki bulunduğunuz yeri ve sokağı bilin. Haritanın bulunduğu link: http://harita.istanbulium.net/

İtalyan seyyah Edmondo de Amıcıs 1874 yılında İstanbul’a geldiğinde Çemberlitaş’ta bulunan 2. Mahmut Türbesi’ni de ziyaret etmiş, türbenin bahçesinin gül ve yaseminlerle dolu olduğunu görmüştü. Türbenin altın yaldızlı parmaklıklarla korunan penceresinden bahçeye baktığında mis gibi gül kokusunun türbenin içine girdiğini şaşırarak farketmişti. İşte güller ve yaseminlerle dolu bu bahçeye, aralarında hanedan mensuplarının, sadrazamların, nazırların, kaptanı deryaların, kalem müdürlerinin, büyükelçilerin de […]

  Bizans bin yıl yassı anlamına gelen Plati Adası dedi. Osmanlı’ysa Plati Adası’nın Türkçesi olan Yassıada. Yani Boğaziçi’nin 9 adasından biri olan Yassıada‘nın adı yaklaşık 1500 yıl Yassıada‘ydı. Az önce öğrendim, 1500 yıllık bu adın üzerine  bir kalem çekilmiş. 1500 yıllık Yassıada birden “Demokrasi ve Özgürlük Adası” oluvermiş. Karar Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olan İstanbul İl Genel Meclisi’ne ait. İl Genel […]

10 Ekim akşamı yaklaşık 8-10 kadar domuz Rumelikavağı’ndan denize atlayarak akıntı ve uzun mesafeye rağmen yüzerek Anadolu Kavağı’ndan karaya çıkınca belki de tarihte ilk defa bir domuz sürüsü bir kıtadan başka bir kıtaya yüzerek geçiyordu. Ne orada uzun zamandır yaşayan halk böyle bir olaya tanıklık etmişti ne de 1500 yıl boyunca İstanbul’a gelen yüzlerce seyyah, metinlerinde böyle bir olaydan bahsetmişti. Halk şaşkındı, […]

  Bugün İstanbul’un uydu haritasına bakmak için Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde bulunan uydu haritası bölümüne girince bütün isimlerin günümüz Türkçesi’yle sadece Kadıköy’ün adının Chalcedon olarak yazıldığının farkına vardım. Şaşırdım doğrusu. Neden acaba? Haritaya ulaşmak için tıklayın

Bu siteyi kimi gazetecilerin, muhabirlerin ve iletişim fakültesi öğrencilerinin takip ettiğini biliyorum. Önerimdir. Güzel, hikayesi bol bir röportaj çıkarabilirsiniz. Şuan İstanbul’un en şık ve en pahalı otellerinden biri olan ve 1996’da açılışı yapılan Four Seasons Hotel‘i bir zamanlar Sultanahmet Cezaevi‘ydi. 1918 yılında “Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi” adıyla yapılan cezaevi 1969 yılına kadar cezaevi olarak kullanıldı ve bu sürede Nâzım Hikmet, Aziz […]

  Türkler tütünü severler bostanda da içerler Masallarıyla ünlü Andersen ömrü boyunca tütün içmemişti. Ama 1841’de İstanbul’a geldiğinde Babıaliyi ziyaret etmiş, Babıali’de kendisine  kahvenin yanında ikram edilen tütün çubuğundan nezaket icabı içmişti. Babıali’deki tek nahoş anısıydı onun. Tütünün tadını sevmemişti. Ama Türk tütünü severdi, her yerde de içerdi. Dünyaca ünlü Norveçli edebiyatçı Knut Hamsun 1899’da İstanbul’a geldiğinde, Türklerin  tütün kullanımı çok […]

  İnsanın ilk serüveni 2,5 milyon yıl önce başlayıp günümüzden 12-13  bin yıl öncesine kadar sürmüştü. Ruhu çıplaktı o zamanlar. Saf ve masumdu. Ahlaktan, dinden, siyasetten ve en önemlisi de mülkiyetten muaftı. Bilmiyordu daha o zamanlar sınır nedir, mülkiyet nedir, sahip olmak nedir, hırsızlık nedir, üretmek nedir, biriktirmek nedir? Yerleşik hayata geçmediği için mağaralarda yaşıyor, avcılık ve toplayıcılık yapıyor, doğayla […]

  “Saklı Limandan Hikayeler” sergisine gittiğimde, sergi sonrası Arkeoloji Müzesi’ni biraz bi dolanayım dedim.  Bayan, giriş kattaki panolarda anlatılan Arkeoloji Müzesi’nin kuruluş hikayesini dikkatle izliyordu. Uzunca da izledi zaten. Ben de onu…   Not: Saklı Limandan Hikayeler sergisi ile ilgili diğer izlenim hikayeleri aşağıdadır. Mavi linklere tıklayın. İzlenim 1:  Bin yaşındaki Bizanslı hatun İzlenim 3: Devrimcilerin 8 bin yıllık ayak izleri İzlenim 4: […]

Eğer Kadıköy’de, İstiklal’de şurda burda rastlasaydım, çıkmak için kesin şansımı denerdim herhalde. Çok tatlı bir hatun çünkü ve çok masum görünüyor. Bu kızıl saçlı kadın bir Bizanslı. Yaklaşık 1000 yaşında. Kafatası Yenikapı batıklarında yapılan arkeolojik kazıda bulunuyor. Kafatasından elde edilen bulgular üzerinden gerçeğe uygun bir resmi çıkarılıyor. Yenikapı Batıkları’ndan çıkarılan arkeolojik bulguların sergilendiği “Saklı Limandan Hikayeler” sergisine  gittiğinizde bu kafatası […]

Boğaziçi’nde her daim görürsünüz onları. Onlar Boğaziçi’nin gruplar halinde son sürat uçan kuşlarıdırlar. Bir tür karanlıklar martısıdırlar. Denizin yüzeyinde kara damlalar gibi görünmeleri bu yüzdendir. Çokça yazıya, şiire konu olmuşlardır. Bir seyyahın namlusunun ucuna da… Tam 150 yıl öncesinden Boğaziçi’nden bir av hikayesi.   Torun konuşuyor Dedem Rene Du Parquet 1833’te Paris’te  doğdu. Babası Achille Parguet, bir yandan Danıştay’da dilekçe dairesi […]

.             ” Osmanlı mimarları, mimari süslemelerinin örneklerini pek uzak yerlerde aramayıp, kendi evlerinin bahçelerinde bulunan bitkilerden ve çiçeklerden almışlardı. Çünkü, görebilen için estetik, uzak diyarlarda değil yanıbaşındaydı, bahçesindeydi insanın. Bu yüzden Osmanlı mimarları çiçek süslemesi olarak en fazla fasulyeyi sevdi, fasulyeyi tercih etti. Uzun zaman taht sahibiydi fasulye, ta ki İstanbul Düğünçiçeği arz-ı endam edene […]

Dün, Kadıköy’de Mühürdar Caddesi üzerinden Moda’ya doğru giderken yaşları 20-25 olan bir grup genç dikkatimi çekti. Heyecanlı, olabildiğince de hararetli bir şekilde cep telefonlarıyla Surp Takavor Ermeni Kilisesi’nin duvarına çakılmış olan tabelayı çekiyorlardı. Garipsedim. Çünkü o tabelada Mühürdar Caddesi’nden başka hiçbirşey yazmıyordu. Fotoğrafik olarakta hiçbir anlam ifade etmiyordu.Tabelanın yanına yaklaştığımda gerçeğin hiç de öyle olmadığını farkettim. Mühürdar Caddesi’nin adı Gezi protestoları […]

“ İstanbul devasa bir köpek kulübesidir: Herkes buraya adım atar atmaz bunun farkına varır ” diyerek İstanbul’un sokak köpeklerini anlatmaya başlar, 1874’te 28 yaşındayken İstanbul’a gelen ve ilerleyen yıllarda İtalyan edebiyatının en güçlü yazarlarından biri olacak olan  Edmondo De Amicis. Admondo De Amicis İstanbul’şehre dair gözlemlerini etkileyici ve heyecanlı bir üslupla anlattığı “İstanbul” adlı kitabı, bu şehir üzerine yazılmış en […]

Fotoğraf çekmekten keyif alan ve özellikle İstanbul’u fotoğraflamayı keyiften de öte bir görev addeden biri olarak Boğaziçi Köprüsü’nü kırmızısIyla, lilasıyla, moruyla, pembesiyle ve daha onlarca rengiyle ışıklandırılmış halini hiç çekmedim. Köprünün böyle palyaçolar gibi rengarenk olması iticiydi çünkü. İtici olmasından da öte çirkindi. Ama gözleri terbiye edilmemiş olanlar için göze çarpıcı gelen her şey her zaman güzeldir. İki kıtayı birbirine […]

Bu satırların yazarı da bir öğretmen hatta gayetiyle de mütevazi sayılır ama kendinden bahsetmiyor. Adı Sarkis Sarraf Hovhannesyan olan bir Ermeni’den bahsediyor. Çünkü Sarkis Sarraf  Hovhannnesyan İstanbul’un tarihi yapılarını ve topoğrafyasını anlattığı Payitaht İstanbul’un Tarihçesi adlı kitabının giriş bölümünde kendini aynen böyle tanımlıyor: “…ben, İstanbullu mütevazi öğretmen tıbir Sarkis Sarraf Hovennesyan…” Kim bu Sarkis Sarraf Hovhannesyan ? Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Osmanlılar Ansiklopedisi’nin Sarkis Sarraf […]

Ramazan ayında minareler arasına konulan ışıklı yazılar olan mahyalar bir ay boyunca şehri güzelleştiren parıltılara eşlik ediyor.  İslam dünyasında sadece Türklere özgü olan bu gelenek seyyahlarında dikkatini celbetmişti. 1850’li li yıllarda İstanbul’a gelen Fransız edebiyatçı ve seyyah Theophile Gautier “…cami minareleri birer fener gibi yanıyordu; Kuran ayetleri gecenin koyu mavisine ateşli harflerle kazınmış gibiydi..”  derken; Ağustos 1907’de İstanbul’a gelen İspanyol […]

Bir zamanlar uğruna can verilen tarihi eserleri, müzelerin içine hapseden değişim değil midir? Resime muhalif  olan bir İslam’dan, İslam’ın son halifesini ressam yapan o kudretli güç , değişimden başka nedir? Mağralara kök boyasından resim çizen ele, binlerce yıl sonra bilmem kaç milyon megapiksellik fotoğraf makinesini değişimden başka ne vermiş olabilir? Değişim ilerlemenin motorudur. Hayat için su neyse, tarih için değişim o’dur ! Dolayısıyla tarihin tanrısıdır değişim. […]

Büyük kilise projeleri tasarlayan bir mimar, yetenekli bir ressam ve içi doğuyu görme tutkusuyla dolu bir seyyahtır Thomas Allom. Mimarlık üzerine eğitim alan daha 20-21 yaşındayken tasarladığı büyük kilise  projeleriyle adını duyuran biridir. Ama içindeki uzakları görme tutkusuna yenilen, bu yüzden de o büyük projeleri yapamayan biridir. Gezme tutkusuna önce memleketi İngiltere’den başlar Allom. İskoçya, Fransa ve Belçika’yla devam eder. İlgisini çeken ne varsa da resmeder. Tabii bir […]

Topkapı Sarayı girişinde Ayasofya Meydanı’nda bulunan 3. Ahmet Çeşmesi’ne hiç, bir yabancının gözüyle bakmayı denediniz mi? Bir çoğumuz yanından geçip gideriz ya da birkaç internet sayfasından derlediğimiz bilgilerle bu çeşmeyi öğrendiğimizi, anladığımızı sanırız. Şu kişi tarafından şu dönemde yapılmıştır. Tarihi şudur. Mimari özellikleri budur. Üzerinde şunlar şunlar yazar. Bu kadar mı? Türk mimarisinin bu en nadide en zarif çeşmesi için her […]

Seyyah tanıktır. Hayatın, bizim yaşadığımız gibi daha önce yaşanmadığının tanığıdır. Adına Küreselleşeme denen aynileşmenin yok ettiği kültürel zenginliklerimizi  bize hatırlatmaları, yüzümüze tokat gibi vurmaları bu yüzdendir. Olabildiğince taraflı olsalar da alabildiğince sevimlilerdir. Ve bütün sevimlilikleriyle tarihe adını nakşettirenlerdir. Aradan geçen bilmem kaç asıra rağmen halâ da kendilerinden bahsettirenlerdir. Seyyah normal biri değildir. Olsaydı eğer dünyanın bir ucunda, 35 yaşında,  aile […]

Sayfalar:«123456789...22»

Hazırlamış olduğum bilgi yarışması uygulamasını Google Play'den indirin ▼

—- —– —— ——

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————

———————————————————-

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır