Çocuklarla tepe tepe İstanbul sohbetleri projesi

Çocuklarla tepe tepe İstanbul sohbetleri projesi

Geçen yıl 6. sınıf öğrencilerimle "Çocuklarla Osmanlı tarihi sarayları sohbetleri" adı altında bir proje gerçekleştirmiştim. Bu proje dahilinde, öğrencilerimle Osmanlı'nın İstanbul'da ...

Hazırladığım ve birinci kitabını bitirdiğim; içeriği ve tasarımıyla alanında tek olan  İstanbul gezi rehberi için fotoğraf çekimlerine başladım. Dün, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndeydim. Fotoğraf, Şam Evrakı Koleksiyonu’na ait. Kuran’ın ilk el yazmaları olarak kabul edilen bu el yazmaları, ceylan dersi üzerine yazıldı ve hat sanatımızın temelini teşkil ediyor. Hat sanatına ilgi duyanların illaki bu koleksiyonu görmeleri gerekiyor. Kuran Mekke’de […]

Boğaziçi’nin en güzel yeri diye tabir edilen”Kanlıca’nın orta yerinde” bulunan biri kahverengi, diğeri kırmızı aşı boyalı bu iki yalı vakt-i zamanında tek bir yalıydı. Ve saray teşrifatçısı Ferruh Efendi’ye aitlerdi. Şimdilerde iki ayrı sahibesi var. Yalılardan kahverengi olanının sahibini pek tanımıyoruz ama kırmızı aşı boyalı olanının sahibini yakından tanıyoruz. Ferruh Efendi’nin yalısı Günümüzde protokol olarak adlandırdığımız teşrifat kuralları Osmanlı’da ince […]

Anadolu Hisarı’na sırtını vermiş bu üç katlı, cumbalı, üçgen çatı alınlı, Riyaziyeci İzzet Bey adıyla meşhur bu yalı; çok değil yüzyıl önce bir öğretmenin de Boğaziçi’nde yalı sahibi olabileceğinin alâmet-i farikası. Darüşşafaka Lisesi’nden mezun olduğuna göre öksüz ya da yetim olan İzzet Bey daha sonra yine aynı kurumda matematik (riyaziye) öğretmenliği yapmış. Hayatı boyunca 93 kitap kaleme alan Riyaziyeci İzzet Bey’de […]

Boğaziçi’ne inşa edilen klasik Osmanlı yalılarına baktığımızda, yalıların genelde enlemesine uzayıp 1-2 katlı olduklarını görürüz. Anadolu Hisarı’nda bulunan bu yalıysa boylamasına uzamış olup hazır ol pozisyonundaki bir askeri andırıyor. Aslında sadece mimarisi değil yalıya sahip olanlar da hep askerler olmuş. Yalıyı 1917 yılında yaptıran Komodor Remzi Bey ve yalı bu adla biliniyor. Komodorluk, deniz kuvvetlerinde ya da namı diğer Osmanlı […]

Eskiler, bir şeyin kendi adıyla uyumlu olması halini “ismiyle müsemma” deyimi ile tanımlamışlar. Yeniköy İskelesi’yle bitişik konumda bulunan bu yalıyı her gördüğümde de, aklıma her nedense! hemen bu deyim geliyor. Yıllarca ihmal edilmiş olduğu her halinden belli olan yalı, “İhmalyan” adını taşıyor. İsmiyle müsemma bir yalı İhmalyan Yalısı. Trajik mi, komik mi? Belki de aynı anda ikisi de. Yeniköy’de bulunan […]

Boğaziçi’nin martıları da güzel karabatakları da. Gri balıkçılları da güzel sakarmekeleri de. Ama yelkovanları bambaşka. Onlar Boğaziçi’nin gizemlileri. Adını bir yelkovan gibi sürekli hareket etmesinden alan yelkovan kuşları, tek başlarına dolaşmazlar. Yüksekten uçmazlar. Minik kanatlarını sürekli çırparken görürsünüz onları. Öyle leylekler ya da bilumum göçmen kuşlar gibi “termal bir akım bulayım da şöyle bir süzülüp keyif yapayım” demezler. Sakın simit […]

Yalı, biraz hayattır. Nasıl yaşamışsan, nerelerde bulunmuşsan inşa ettirdiğin yalı da az çok o izleri taşır. Tıpkı, Vaniköy’de bulunan Mahmut Nedim Paşa Yalısı gibi. Osmanlı’nın Viyana büyükelçisi olan Mahmut Nedim Paşa, Prag’da da bulunmuş vakti zamanında. Ve Vaniköy’e inşa ettirdiği yalıya, Prag’ın şatolarını hatırlatan bir külah ekletmeyi unutmamış. Boğaziçi yalı mimarisiyle hiç alakası olmayan bu yalıyı nasıl hatırlamak lazım şimdi […]

Bir Boğaziçi turu yaptığınızda Boğaziçi kıyılarını süslemiş birbirinden güzel, ahşap tarihi yalılar görürsünüz. Bu yalıların farklı kimliklere sahip  mimari yapıları kadar renkleri de dikkatinizi çekmiştir muhakkak. Umarım “aaa şu yalının rengi çok güzel!” deyip geçmemişsinizdir. Çünkü yalı, Osmanlı’da başlı başına bir kültürdür. Ve yalıların renkleri, sahipleri ile ilgili bilgiler verirler. Müslümanların yalıları açık renkli olurken, gayrimüslimlerin yalıları gri ve tonlarında, devlet […]

Bebek sırtlarında bulunan Kavafyan Konağı yapıldığında, Lale Devri biteli daha 20 yıl olmuştu. Boğaziçi’nin tartışmasız en gözde semti olan Bebek, daha yeni yeni imar olunuyordu. Hiç yangın geçirmeyen konak, 264 yıldır ayakta. Aşağıdaki satırlar, konağı 1954 yılında ilk gündeme getiren mimar Sedad Hakkı Eldem’e ait: “Kavafyan Evi, Türk ev mimarisinin korunmuş ve bozulmamış bir örneği olup, tüm nitelikleriyle ayakta durmaktadır. […]

Gülhane Parkı’nda bulunan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, İslam bilim tarihini öğrenmek ve öğretmek için bir eğitim yurdu adeta. Tabi o da, eğer kullanırsanız. Dün öğrencilerimle bu müzedeydik. Amacımız İslam bilim tarihinin serüvenini, bizzat İslam bilimadamlarının ürettikleri teknolojik miras üzerinden üzerinden tanımaktı. Öğrencilerim müzeyi kendileri gezdiler. El-Biruni’sinden İbn Heysem’ine, El-Hazini’sinden El- Cezeri’sine İslam bilimadamlarının ürettikleri teknolojik mirası tek tek […]

İslam bilim tarihini çok bilmediğimiz muhakkak. Hatta yer yer azımsadığımız da muhakkak. Oysa 1000 yıl önce dünya her şeyi biliyordu. Ve hiçbir şeyi azımsamıyor, bilim ve teknik alanında ilhanmını İslam bilim adamlarından alıyordu. Bizans imparatorundan sırf  tercüme edip çoğaltmak için, ödünç olarak kütüphanesini isteyen kişi bir halifeydi. Bir ışık aşığı olan İbni Heysem, karanlık bir odada otururken, küçük bir delikten içeriye […]

Gezgin Rehberler’in Nisan ayı röportaj konuğuydum. Soruların İstanbul ve eğitim merkezli oluşunun özellikle hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Röportaj için tıklayın: http://www.gezginrehberler.com/gezgin-sorular/gezgin-sorularin-nisan-2015-konugu-ramazan-beduk/

Öğrencilerimle daha önce defalarca müze gezisi yapmıştık ama hiç böyle bir yöntem denememiştim. Bütün öğretmenlere tavsiyemdir. Siz de uygulayın. Bugünkü gezimizin konusu “Türk Sanatı’nı ve Sultanahmet’in tarihi mirasını tanımak”tı. Sultanahmet Meydanı’nı tanıdıktan sonra Türk-İslam Eserleri Müzesi’ne gittik. Geziden önce, içinde müzede bulunan 11 esere dair sorular yer alan bir değerlendirme formu hazırlamıştım. Öğrenciler müzede bulunan formdaki 11 eseri bulacaklar, yine […]

http://www.biristanbulhayali.com/ 2014 yılında 400 binden fazla ziyaretçi almış ve bu ziyaretçiler 1 milyon 300 binden fazla sayfa görüntülemişler. Her 15 günde bir içerik giren, yazarı, araştırmacısı, gezgini, fotoğrafçısı, webmastırı tek bir kişi olan bir site için fena sayılmaz.

Aslolan yazıydı. Tarih yazıyla başladı. İnsanlığın tarihi yazıyla taçlandı. Yazı bellekti. Mertebeydi. Candı. Canandı. Yazı aşktı. Kimi zaman Tanrı’nın konuştuğu dil kimi zaman da sevgiliye yazılan aşk cümlecikleriydi. Avrupa’sı, Mısır’ı, Çin’i yazıyı bilirken biz bilmiyorduk. Geç kalmıştık. Ama bi’çare kalmamıştık. Gün oldu devran döndü, aradan binlerce yıl geçti ve Osmanlı’da yazı doruğa erişti. Adına “Hat” dendi. İlk olarak Bağdat’ta gelişen […]

Bir ayazma düşünün. Ortodoks Hristiyanlar, şifa bulmak için o ayazmada dinsel ayinlerini gerçekleştirsinler ve bir Osmanlı padişahı da köşkünden onları izleyip üzerilerine paralar saçsın. Sirkeci’yi Bakırköy’e bağlayan sahil yolu olan Kenndey Caddesi, tarihi epey ilginç olan ama pek kimse tarafından bilinmeyen bir ayazmaya ev sahipliği yapıyor. İstanbul tarih boyunca yüzlerce ayazmaya ev sahipliği yaptı. Ama hiçbirisi bir padişah köşküne bu […]

Nasıl heykel  heykeltraştan bağımsız alınamazsa İstanbul’u süsleyen yüzlerce caminin, çeşmenin,köprünün, köşkün kendisi de mimarından, mimarının hayat hikayesinden bağımsız ele alınamaz. Mimarın eserine odaklanıp mimarı ihmal ediyoruz genelde. Oysa hepsinin birbirinden ilginç hikayesi var. Ve her hikaye ister istemez yapılan eserin içine siniveriyor. Kümesten Selimiye Camisi’ne Mimar Sinan’ın muhteşem camiler yapmak gibi bir ideali olmasaydı, kendisine teklif edilen başmimarlığı bekli de […]

Dün, 29 öğrencilerimle Mimar Sinan’ı tanıyoruz gezisini yaptık. Amaç, Mimar Sinan’ı çıraklık eseri Şehzade Cami ve külliyesi ile kalfalık eseri Süleymaniye Cami ve külliyesi’ni gezerek Mimar Sinan’ın mimarlığını ve hayatını tanımaktı.   Kasım ayı gezimizin konusu “İslam bilimadamlarını, ürettikleri teknolojik mirası ve Gülhane Parkı’nı tanıyoruz” olacak. Mimar Sinan’ı tanıyoruz gezimizle ilgili 7 fotoğraf.

Bu yıl kendi okulumda yapacağım İstanbul’un tarihi ve kültürelmirasını tanıtma gezileri şu başlıklardan oluşuyor: Osmanlı’da cami mimarisinin gelişimini ve Mimar Sinan’ı tanıyoruz  İslam bilim adamlarını ve ürettikleri teknolojik mirası tanıyoruz İstanbul’un Bizans mozaik mirasını, mozaiklerin ardındaki hikayeleri, Ayasofya’yı ve Sultanahmet Meydanı’nı tanıyoruz Eyüp’ün tarihi kimliğini ve Boğaziçi ve Haliç’i tanıyoruz İstanbul’un adalarını ve Büyükada’yı tanıyoruz Belgrad Ormanı’nı ve Osmanlı’nın su […]

İstanbul konu alan birçok kitapta, gazete haberinde, internet sitesinde İstanbul’un en eski surları olan 2 bin yıllık Bizantion surlarından hiçbir kalıntı kalmamıştır diye yazar. Yanlış. 8-10 taş bloktan oluşan bir duvar kalıntısından ibaret olsa da Bizantion surlarından kalma kalıntı var. Surların Sarayburnu tarafında. Fotoğrafta kemerli bir sur kapısının hemen ardında bulunan taş bloklar Bizantion surlarının kalıntısı. Bu sur kalıntısı İstanbul […]

İstanbul’un tarihsel ve kültürel mirasını öğrencilerime tanıtmak için uzun zamandır geziler düzenliyorum. Bu gezilerden önce öğrencilerimi geziye hazırlamak için gezi öncesi hazırlık çalışmaları yapıyorum. Amaç, öğrencinin geziye hazırlıklı gitmesini sağlamak. Bu çalışmalarımdan birinde Atlas Kitapçıklarını metaryal olarak kullanmıştım. Adına “İstanbul kartları çalışması” dediğim bu çalışma  Atlas dergisinin Ekim sayısında yayımlandı. Atlas Dergisi’ne bu mektubu kaleme almamda ki amaç, bu tarz […]

Geçen yıl İstanbul’un 1.2. ve 3. tepelerini yürüyerek keşfetmiştik. Bugün de 3.tepenin yamacında bulunan Süleymaniye Külliyesi’nden 4. tepede bulunan Fatih Külliyesi’ne yürüdük. Bu gezimizde diğerlerinden farklı olarak velilerimiz de vardı. Bundan sonra böyle de olacak. Tüm gezilerimiz velilerimizin de katılımına açık olacak. Bu gezi aslında bir Mimar Sinan gezisiydi. Çünkü Süleymaniye ve Şehzade Külliyelerinde dolaşırken hep Sinan’ın dehasından bahsettik. Mimar […]

Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları olan Selim, Mustafa ve Mehmet’in 1530 yılında Sultanahmet Meydanı’nda yapılan sünnet düğününü konu alan bu minyatürde 3 cambaz görünüyor. Sağdaki cambaz bi gayretle Dikilitaş‘ın üzerine çıkmaya çalışıyor; onun yanındaki ince bir diğerin üzerine çıktı çıkacak gibi; en soldaki ise Örme Sütun’un üzerine çoktan çıkmış bile. Tarih, işte o sütunun üzerine çıkıp da yere çakılan cambazların hikayeleriyle dolu. […]

İstanbul’un kentsel mimarisine merak salanlar için mimari terimler çoğu zaman can sıkıcıdır. Çünkü hangi mimari terimin yapının neresine denk düştüğünü çoğu zaman kavrayamazsınız. Mesela bir cami içine girersiniz, elinize bir rehber kitap alırsınız kemerlerden, sütunlardan, ana, yarım ve çeyrek kubbelerden, kasnaklardan, fil ayaklarından, ağırlık kulelerinden ve bunların birbiriyle olan bağlantılarından bahseder durur. Okursunuz ama tüm bunların birbiriyle bağlantısını kurmanız zordur. […]

Sayfalar:«1234567...22»

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————

———————————————————-

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır