Blog ve blog yazarlığı hakkında benimle yapılan söyleşi

Blog ve blog yazarlığı hakkında benimle yapılan söyleşi

Evrengünlüğü.net'in yazarı Evren Soyuçok'la yaptığımız blog, blog yazarlığı konulu söyleşi. Söyleşi sadece blog ve blog yazarlığıyla kalmadı tabi. İstanbul, eğitim, ...

Bir eğitimci gözüyle bakınca her şeyin rengi değişiyor. Oldukça eğlenceli bir senaryosu olan bu çizgi film çocuk büyük herkese hitap ediyor. Bilgi yüklü çünkü. Her bir bölümünde İstanbul’un tarihi yapıtlarını tanıtıyor. Filmin “kötü” kahramanı olan Gürgen, 40’lı yaşlarında kelli felli bir adam. Astronot olmak istiyor. Ama gelin görün ki 7. sınıfta kalmış. Geride kalan 35 yıl boyuncada 8. sınıfa geçmeyi […]

” Kurşun gibiyim. Mavzer gibi. Dağ gibi patlar giderim.” Ahmet Kaya Popüler olarak kullandığımız kimi deyimler, kimi isimler Boğaziçi’nde ya bir semtten türedi, ya bir korudan ya da bir yalıdan. Şarkılarda, türkülerde adı bolca geçen ve bir tüfek çeşidi olan mavzerin hikayesi de Boğaziçi’nde bir yalıda başladı. Bir silah tüccarı: Mösyö Huber Tarabya’da bulunan ve şu an Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak […]

John Freelly’den Murat Belge’ye ve daha başkaca bir çok  yazarın kaleme aldığı  İstanbul rehber kitaplarına bakın, hiçbirisi İstanbul’un bu en yaşlı, en eski sur kalıntılarından bahsetmez. Bu en eski İstanbullu, bir manastır harabesinin içinde kesif bir unutuluşa terkedilmiştir çünkü. Yaklaşık 90-95 yıl önce bir grup Fransız arkeolog bu duvarları keşfetmiş. Ama daha sonra bu keşifleri unutulup gitmiş. Sonunda bir tarih […]

İstanbul’un Fethi’ni anlamak isteyene “sur gezisi, fetihe dair derli toplu bir kitap ve bir kahve içimlik kronikler” başlıkları altında özetlenen üç adımlı bir program. Haliç’e gemiler karadan yürütüldü mü, Ulubatlı Hasan diye biri var mı, lağım savaşlarında Osmanlı nasıl yenildi, çatışmalar surların hangi bölgelerinde yoğunlaştı, İstanbul’a nasıl girildi, kente giren Osmanlılar neler yaptılar ve İstanbul nasıl imar olundu gibi popüler […]

Yılanlı Yalı, adını hikayesinden almıştı. Aslanlı Yalı bahçesindeki aslan heykellerinden. Esma Sultan Yalısı, adını sahibinden almıştı tıpkı Fehime Sultan Yalısı gibi. Fenerli Yalı’da olduğu gibi adını mimarisinden alan yalılar da vardı Boğaziçi’nde, Manolyalı Yalı’da olduğu gibi bahçesindeki ağaçlardan adını alan da. Kanlıca’da bulunan, Boğaz’ın en büyük rıhtımlarından birine sahip olan bu yalıysa adını kullanım tarzından, mekanlık yaptığı dışişleri toplantılarından aldı. Şimdilerde […]

İstanbul’un tarihi ve doğal yapılarının eğlenceli bir şekilde tanıtılmasını sağlamak için hazırladığım “İstanbul Konuşuyor” adlı eğitici soru kartlarını sınıflarımda uygulamaya başladım. Soru kartlarının bu kadar etkili olabileceklerini uygulayana kadar düşünmemiştim. Öğrencilerim hem soruların hemen hepsini biliyorlar hem de eğlenerek öğreniyorlar. Üstelik sınıfın çoğu  bu etkinlikte aktif hale geliyor. Katılım düzeyi neredeyse sınıfın tümü. Eğlenceli bir İstanbul eğitimi için ideal. Soruları kartlar […]

Kanlıca’nın adını nereden aldığına dair 3-5 rivayet var. Akla yatkın rivayetlerden biri, burada bulunan kan kırmızısı rengindeki yalıların zamanla bulunduğu semte adını vermiş olabileceği. Yoğurdunu bir kenara koyarsak Kanlıca vakt-i zamanında yalılarıyla ünlüymüş. Hala da öyle. Ve bir çok yalıya ev sahipliği yapıyor. Yalılardan biri, eğer rivayet gerçekse Kanlıca’ya adını veren kan kırmızısı renginde. Osmanlı kırmızısı Aşı boyası adı verilen […]

İstanbul’un çeşmelerini, köşklerini, külliyelerini, müzelerini, kütüphanelerini, çarşılarını, kapılarını, sarnıçlarını, parklarını, sokaklarını, hayvanlarını, deyimlerini, lezzetlerini ve daha birçoğunu dile getirip konuşturduğum “İstanbul Konuşuyor” adlı eğitici kartlarım üzerine basında çıkan haberler.

İstanbul’un çeşmeleri, köşkleri, külliyeleri, müzeleri, kütüphaneleri, çarşıları, kapıları, sarnıçları, parkları, sokakları, hayvanları, deyimleri, lezzetleri bu kartlarda dile gelmiş konuşuyor, kendilerini anlatıyor. Sonra soruyorlar: Bil bakalım ben aşağıdakilerden hangisiyim? Bana, ne derler? Beni hangi müzede görebilirsin? Bana, ne taşı derler? Ben, ne yumurtasıyım? Bana, ne burnu derler?.. Bir tür soru-cevap oyun olan bu oyunda soran kişi bazen bir köşkü dillendiriyor bazen […]

biristanbulhayali.com’un Nisan 2015 Mart 2016 arası toplam hiti (okunma, tıklama, fotoğraflar dahil her şey) yaklaşık 10 milyon. Sayfaların okunma istatistiği ise 1 milyon 300 bin.

İstanbul’u 19,5 kilometrelik bir hat boyunca çepeçevre saran surları için belki de yapılan en güzel betimleme, bir seyyahın anlatımında gövde buldu. Seyyahımıza göre İstanbul’un kadim surları “harabede parıldayan ihtişam“dı. Nasıl olmasındı ki; planlanması 4 yıl süren surların yapımı için 8 bin işçi 5 yıl geceli gündüzlü çalışmıştı. Resmi açılış tarihi olan 25 Ağustos 413’den, resmi kapanış tarihi olan 29 Mayıs […]

Başrollerinde padişah ve vezirlerin, canavarlar ve devlerin, falcılar ve müneccimlerin, cadılar ve cinlerin olduğu; gökten elmaların üçer üçer  düştüğü fantastik bir diyar İstanbul masalları. Her an sürprizlere gebe olan olay örgüsü, şaşırtıcı sonları ve kıssadan hisseleriyle 7’den 70’e herkese hitap eden bu masal diyarını ikinci dönem okulumuz Türkçe öğretmenleriyle beraber yürüteceğimiz bir proje olan “Her aya bir İstanbul masalı ” çalışması […]

Son zamanlarda sürekli Kapalıçarşı’ya gider oldum. Neredeyse, hemen her hafta sonu oradayım. Malum, İstanbul gezi rehberi serisinin ikinci kitabının son rötuşları için bu gerekiyor. Bu arada bol bol da fotoğraf çekiyorum tabi. İşte onlardan dördü.

Dünyanın en büyük tarihi mezarlık alanlarına sahip olan İstanbul bir mezartaşı müzesi gibidir. Karacaahamet, Eyüp, Edirnekapı gibi mezarlıklar müzenin büyük odaları; cami, tekke ve türbelerin bahçelerinde bulunan ve hazire adını alan mezarlıklar da müzenin küçük odalarıdır. Şimdi yüzlerce olan bu odaların sayısı vakt-i zamanında binlerceydi. Mesela Taksim, Tarlabaşı, Şişhane, Galata hattı komple mezarlıktı ve Büyük Mezarlık, Küçük Mezarlık adı verilen […]

Hazırladığım ve birinci kitabını bitirdiğim; içeriği ve tasarımıyla alanında tek olan  İstanbul gezi rehberi için fotoğraf çekimlerine başladım. Dün, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndeydim. Fotoğraf, Şam Evrakı Koleksiyonu’na ait. Kuran’ın ilk el yazmaları olarak kabul edilen bu el yazmaları, ceylan dersi üzerine yazıldı ve hat sanatımızın temelini teşkil ediyor. Hat sanatına ilgi duyanların illaki bu koleksiyonu görmeleri gerekiyor. Kuran Mekke’de […]

Boğaziçi’nin en güzel yeri diye tabir edilen”Kanlıca’nın orta yerinde” bulunan biri kahverengi, diğeri kırmızı aşı boyalı bu iki yalı vakt-i zamanında tek bir yalıydı. Ve saray teşrifatçısı Ferruh Efendi’ye aitlerdi. Şimdilerde iki ayrı sahibesi var. Yalılardan kahverengi olanının sahibini pek tanımıyoruz ama kırmızı aşı boyalı olanının sahibini yakından tanıyoruz. Ferruh Efendi’nin yalısı Günümüzde protokol olarak adlandırdığımız teşrifat kuralları Osmanlı’da ince […]

Anadolu Hisarı’na sırtını vermiş bu üç katlı, cumbalı, üçgen çatı alınlı, Riyaziyeci İzzet Bey adıyla meşhur bu yalı; çok değil yüzyıl önce bir öğretmenin de Boğaziçi’nde yalı sahibi olabileceğinin alâmet-i farikası. Darüşşafaka Lisesi’nden mezun olduğuna göre öksüz ya da yetim olan İzzet Bey daha sonra yine aynı kurumda matematik (riyaziye) öğretmenliği yapmış. Hayatı boyunca 93 kitap kaleme alan Riyaziyeci İzzet Bey’de […]

Boğaziçi’ne inşa edilen klasik Osmanlı yalılarına baktığımızda, yalıların genelde enlemesine uzayıp 1-2 katlı olduklarını görürüz. Anadolu Hisarı’nda bulunan bu yalıysa boylamasına uzamış olup hazır ol pozisyonundaki bir askeri andırıyor. Aslında sadece mimarisi değil yalıya sahip olanlar da hep askerler olmuş. Yalıyı 1917 yılında yaptıran Komodor Remzi Bey ve yalı bu adla biliniyor. Komodorluk, deniz kuvvetlerinde ya da namı diğer Osmanlı […]

Eskiler, bir şeyin kendi adıyla uyumlu olması halini “ismiyle müsemma” deyimi ile tanımlamışlar. Yeniköy İskelesi’yle bitişik konumda bulunan bu yalıyı her gördüğümde de, aklıma her nedense! hemen bu deyim geliyor. Yıllarca ihmal edilmiş olduğu her halinden belli olan yalı, “İhmalyan” adını taşıyor. İsmiyle müsemma bir yalı İhmalyan Yalısı. Trajik mi, komik mi? Belki de aynı anda ikisi de. Yeniköy’de bulunan […]

Boğaziçi’nin martıları da güzel karabatakları da. Gri balıkçılları da güzel sakarmekeleri de. Ama yelkovanları bambaşka. Onlar Boğaziçi’nin gizemlileri. Adını bir yelkovan gibi sürekli hareket etmesinden alan yelkovan kuşları, tek başlarına dolaşmazlar. Yüksekten uçmazlar. Minik kanatlarını sürekli çırparken görürsünüz onları. Öyle leylekler ya da bilumum göçmen kuşlar gibi “termal bir akım bulayım da şöyle bir süzülüp keyif yapayım” demezler. Sakın simit […]

Sayfalar:«1234567...26»

Hazırlamış olduğum bilgi yarışması uygulamasını Google Play'den indirin ▼
------------------------------------------------------

——————————————————-

İstanbul’u eğlenerek öğrenin

———————————————————-

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————

—————————————————————-

Bu sitede emeğe saygı esastır

_______________________________________