İstanbul’un dünya mutfağını keşif

İstanbul’un dünya mutfağını keşif

İstanbul'u gezmeye karar verişimin net tarihi var. 1 Eylül 2009. Aradan neredeyse 10 yıl geçmiş. Bu 10 yıla çok şey ...

Hayata doyamadığı muhakkak. Genç yaşta ölmüş çünkü. Ama büyük şair. Adı, Leontios. Bizansın büyük şairlerindendir. Neden derseniz; Bizans’ın en büyük ve  en tanınmış ozanı olan Mabeyinci Pavlos, Leontios öldüğünde koca bir ağıt yakmış. Belki de ağlamış. 500’lü yıllarda yaşamış Leontios. Aşağıdaki şiiride şu an Sultanahmet Meydanı olan Hipodrom’dayken kaleme almış. Şiiri ölümle bitiyor. Çok genç yaşta da ölüyor zaten. Yoksa hissetmiş mi? Orası muamma… ” Bir yanım Zeuxippos, o […]

1757 yılında başlayan ve toplam 16 yıl süren bir padişahlık macerası vardır 3. Mustafa’nın. Padişahlığı döneminde de üç büyük cami yaptırır. Ama İstanbul’da onun adıyla anılan bir cami yoktur. Anlatılanlara bakılırsa bu durum 3. Mustafa’nın canını çok sıkmış. Yıl 1766. İstanbul’da büyük bir deprem olur. Fatih Cami neredeyse tamamen yıkılır. 3. Mustafa’da yıkılan Fatih Cami’yi komple yeniden yaptırır. Ama camiye adını veremez, çünkü camiyi […]

Yıl 1559. Bir gemi Venedikten Dalmaçya kıyılarına yelken açar. Gemide Maria adlı bir kadın iki oğluyla, iki kızıyla beraber bulunmaktadır ve Venedik Valisi’nin başkatibi olan babalarının yanlarına gitmektedirler.  Gemi korsanların saldırısına uğrar ve tüm aile esir alınır. Maria fidye ödeyerek iki kızını kurtarır. Ama iki oğlunu kurtaramaz. O iki oğul köle olarak satılırlar. Müslüman olurlar Cafer ve Gazanfer adını alırlar. […]

 37 ülkeden 138 fotoğrafçının katılımıyla yapılan “Istanbul Photo Kontest 2011” Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda ödül kazanan fotoğraflar 10-17 Eylül tarihleri arasında Taksim Metro İstasyonu Sanat Galerisi’nde sergileniyor. Fotoğraflar yabancı seyyahların gözünden İstanbul’un nasıl göründüğüne dair  birer belge niteliği taşıyor.  Dolayısıyla bu sergi yaşadığınız, içinde soluk aldığınız kente dışarıdan bakmanız için bir fırsat niteliğinde.

Gümüşsuyu’ndan Taksim’e doğru çıkarken hemen sol kolda bulunan bu bina Alman Başkonsolosluğu binasıdır. Gökten bir kütle gibi düşmüş izlenimini yaratan bu binanın İstanbul mimarisiyle pekte bir ilişkisi yok. Çünkü bu bina bir güç gösterisinin, bir gövde gösterisinin binası ve % 100 Alman. 19. yüzyılda Almanya onlarca bağımsız Alman devletçiklerinden oluşuyordu. Dolayısıyla ortada Almanya diye bir devlet yoktu. Prusya Krallığı vardı. […]

” İstanbul, çağlar boyunca imparatorluklara başkentlik yapmış olan eşsiz bir dünya kenti. İstanbul, her adımda insanın karşısına çıkan tarihin elle tutulduğu kent. İstanbul, eski dünyayla yeni dünyanın doğuyla batının buluştuğu nokta. İstanbul, yeşille mavinin insanla doğanın çok kültürlü bir uygarlıkla kaynaştığı belde.” Belgesel bu cümlelerle başlıyor. İddaalı ama iddaalı olduğu kadarda gerçek betimlemelerle. Belgeselin tanıtım serüveni Sultanahmet Meydanı’nda bulunan dikilitaşları […]

İstanbul’un surlarında en fazla kayıp Haliç tarafında yaşandı. Ayakapı Surları da kaybedilmeyen, direnen surların arasında. Ama bu direnişten epey yara bere aldı. Onun için de  sur değil sur kalıntısı demek ne yazık ki daha uygun düşer. Fonda Fatih devrinden kalma Abdi Subaşı Camii ve Fener Rum Lisesi.

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Masalı’ndan fırlamışlar gibi. Büyümüşte küçülmüşler mi yoksa çok mu erken büyümüşler. İfadeleri çok yaşlı lakin. Burası İstanbul’un yoksul bir semti. Ve yıl 1924. Fotoğrafçı, National Geographic fotoğrafçılarından olan Merl La Voy’a ait.

Adını nar çiçeklerinden alan bu surların zirvesinden İstanbul başka görünür. Gitmediyseniz gidin. Çıkmadıysanız ihmal etmeyin. Not: Tam görüntü için fotoğrafın üzerine tıklayın.

  İlber Ortaylı’nın İstanbul’un Suriçi (Tarihi yarımada) bölgesi için söylediği sözü uzun zamandır yazacaktım ama anca sıra geldi. İlber Ortaylı’nın yaklaşık 6 ay önce gazetelere demeç verdiği ve aynen katıldığım sözlerini şimdi paylaşıyorum: “Suriçi’nin seçim sistemi dışına çıkarılması gerekiyor. Bu bölge için demokrasiden vazgeçilsin” Evet aynen böyle. Gelsin Suriçi’ni Unesco ya da Avrupa Birliği yönetsin ama halkın seçtiği Büyükşehir Belediyesi […]

Buzdolabının olmadığı, hijyenin “h”sinin bile lugatta olmadığı zamanlar. Çengele asılan kıvırcık koyunun yanına gidiyor kasaba kesilecek yeri gösteriyor, “Kes bir  okka ” diyorsunuz. Akçenizin gücüne göre eti ya poşetle götürüyorsunuz  ya da sırtlanarak. Fotoğrafçı,  Nuruosmaniye’de ki bir kasap dükkanında çengele asılmış kıvırcık koyunları, ve dükkanın önünde kasapla  bir medrese öğrencisini sohbet ederken gördüğünde deklanşöre basıyor. Fotoğraf  National Geographic  fotoğrafçılarından George R. […]

Osmanlı padişahıyla, şeyhü’l islamıyla, uleması ve vüzerasıyla, sanatkarı ve zanaatkarıyla, cemaatiyle  yaklaşık 250 yıl bu mozaiklerin altında namaz kıldı. Aslında bu gayet bilinen bir  bilgi ama nedense muhafazakar tarihçiler tarafından sürekli gözardı ediliyor. Çünkü günümüzdeki bazı dinsel kabulleri, klasik yargıları aşıyor, gereksiz kılıyor. En başından resmin olduğu yerde namaz kılınmaz yargısını tarümar ediyor. Hem de bu resimler öyle normal resimlerde […]

Tarih, 7 Eylül 1934. Gazete Cumhuriyet. Haber aynen şöyle. “ Sultanahmet kütüphane oluyor” ” Ankara’dan akşam gazetelerine bildirildiğine göre Sultanahmet Camii’nin kütüphane olmasına karar verilmiştir. Buraya şehirdeki diğer kütüphanelerde mevcut kitaplar nakledilecek ve milli bir kütüphane meydana getirilecektir.” Ey benim kitap sever, kitap aşığı, kitap müptelası Cumhuriyet’im. Sen harikalar yaratmışın böyle. Ne muhteşem kararların varmış! Az kalsın, Sultanahmet Camii can […]

Süleymaniye Camii’nim imam ve müzezzinleri, yapılan restorasyon sonrasında “Cuma namazında hutbe ve dua hiç anlaşılmıyor, ses cami içerisinde eşit dağılmıyor ” diye yakınıyorlarmış. Oysa Mimar Sinan sesi caminin içinde eşit bir şekilde dağıtabilmek,  akustiği sağlayabilmekk için, kubbeye  15 santimetre ağız genişliğine sahip, 45 santimetre uzunluğunda simetrik halde dizilmiş 256 adet küp yerleştirmişti. Bu küpler içindeki hava boşlukları sayesinde mükemmel bir […]

Nathalie Rıtzmann. 9 yıl önce tasını tarağını toplamış Fransa’dan  İstanbul’a yerleşmiş. Bu toprakların birikimini anlamaya çalışıyor, fotoğraflıyor,  tanıtıyor. “Sizin” diyor “çok geniş bir kültürünüz var, ama bilmiyorsunuz. Sadece bakıyorsunuz.” Yerden göğe kadar haklı. Saçma sapan dizilerle, tartışma programları ve futbol dedikodularıyla zaman geçirip, doğduğumuz  topraklara göz ucuyla bakmayı bile ihmal ettiğimizden devasa bir zenginliğin, fakir evlatlarıyız. O zenginliğin karşısında çapımız budur. […]

Beylerbeyi’nde bulunan ve Mehmet Akif Ersoy’un 4 yıl boyunca kaldığı konut olarak bilinen evi yakın zamanda Sezen Aksu 1,5 milyon dolara satın almıştı. İç tadilatınada 500.000 dolar harcamıştı. 2. Abdülhmit zamanından kalma bu pis, kirli, yoksul çeşmede işte bu 2 milyon dolarlık evin hemen önündeki parkın içinde bulunuyor. Milyon dolarların havada uçuştuğu bir evin hemen yanında  yoksul, bitik, kirli bir tarihi çeşme. […]

Bu zat-ı muhtrem Şehzade Camii’nin avlusunda, şadırvanın etrafında tıpkı Kabe’yi tavaf edermiş gibi abartısız 10-15 tur attı. Kimse de ” Sevgili şahsiyet sen ne yapıyorsun, burası tur atma mekanı mı?”  diye sormadı. Herkes baktı. Allah akıl fikir falan filan versin. Hem atana hem bakana.

Maşallah arı gibiler. Vızır vızır Hüsyin Avni Paşa’nın çeşmesini restore etmekteler. Ve tam fotoğraflarını çekerken yasak dediler, çekemessin dediler. Yok ya dedim. Burası dingonun ahırı mı dedim. Çekerim dedim. Çektim de. Çünkü tarihi miras herkesindir. Ambargo koyamazsınız.

 . Sirkeci Garı, romanlara, filmlere konu olan ultra zengin Orient Express’in Doğu’daki son durağı olarak yapılmıştı. Nice Avrupalı kral, devlet adamı, ünlü sanatçı ve süper zengin, Şark’ın bağrında görgüsüzce oryantalist keyif çatmaları için yıllarca Batıdan Doğuya bu gar sayesinde taşındı. Burada beklediler. Umarım, Doğuyu küçümseyen, onu sömürmeyi meziyet bilen Batının bu paralı 1.sınıf çocukları, 1.sınıf  bu bekleme salonunda saatlerce canları sıkılarak […]

Karikatürist İbrahim Tapa, Gırgır, Fırt, Adam, Politika, Günaydın, Güneş gibi bir çok dergi ve gazetede çalışmış, İtalya, Bulgaristan, Yugoslavya, İngiltere, Belçika, Kanada, Japonya, İran, İsrail ve Küba gibi ülkelerde  toplu sergilere katılmış Türkiye’nin önde gelen mizah ustalarındandır. Aşağıdaki 5 karikatür, karikatürist İbrahim Tapa’nın 2009 yılında yapmış olduğu “İstanbul Karikatürleri” adlı sergisinden alıntıdır. O sergiden seçtiğim 5 karikatüre gelince. Birincisi, rengarenk […]

1950’lilerin ortaları. Kuruyup çiroz olacak uskumrular Boğaziçi’nde Poyraz’a serilmiş. Balıkçı kızının tebessümü de Poyraz’a yatıp, rakı sofralarına hazırlanan çirozlar kadar güzel. Fotoğraf: Ilo Battıgelli National Geographic fotoğrafçısı

Mimar Sinan hayat hikayesini kendi ağzından anlattığı , Tezkiretü’l- Bünyan adlı kitapta  mimarlık bilgisini nasıl geliştirdiğini şöyle anlatıyor. ” Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi bir ayağım sabit olarak, merkez ve çevreyi gözlemledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum.” Mimar Sinan aynı pergeli kendi mezarı içinde kullanır. Sinan, mezarını Süleymaniye […]

İstanbul’da camiler, konaklar, saraylar onlarca kez restore edilmiştir. Her restorasyonda tarihi kimliğinden epeyce şey kaybetmiştir. Bunu surların ve mezarların bir kısmı içinde söylemek mümkün ama genelinde, tarih olduğu gibi saklı durur. Eğer İstanbul’da tarihi koklamak istiyorsanız, tarihle beraber nefes almak istiyorsanız ziyaret edeceğiniz ilk yer surlar ve mezarlardır. Aşağıdaki video İstanbul’un surları ve mezarlarını konu alan 18 fotoğraftan oluşan, 1 […]

Sinan’ın 400’den fazla eseri var. Sinan bu köprüyü, bu 400’den fazla eseri çinde yaptığı en güzel altı eserden biri olarak kabul ediyor. İmzasını tek bir eserine atmış. O da bu köprüdür. Hatta mezartaşında bile bu köprüden bahsediyor. Öyle ki köprüyü Samanyolu Galaksisi ile karşılaştırıyor: “Çekmece Köprüsü’ne bir yüksek kemer çekti ki / Samanyolu gibi asılı duran” Bu köprü Koca Sinan’ın […]

Sayfalar:«1...78910111213...22»

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır