Osmanlı’nın eğitim, kültür ve sanat hayatına yön veren simalar tarih boyunca bir şekilde Boğaziçi yalıları ile irtibatlı olmuştur. Şu an adını hatırlayamadığım bir yazarın bu yazının meramını enfes kıvamında dile getiren bir sözü var. Der ki: “ Yazar, pencereden bakarken bile işini yapıyordur.” Boğaziçi yalılarının pencereleri dile gelse de konuşsa! Kaç yazar o pencerelerden Boğaziçi’nin eşsiz manzarasına bakarak kitaplar kaleme aldı. Kaç yalı bir konut olmaktan öte bir edebiyat ve kültür salonu gibi çalıştı.

Boğaziçi yalıları ve Üsküdar

Yalamak fiilinden türeyen “yalı” Boğaziçi’nde bulunan denize sıfır konutlardır. Eğer konutun denizle irtibatı yoksa konut, köşk olarak isimlendirilir. Dolayısıyla bir yapının “yalı” olarak adlandırılabilmesi için, denizin dudağında olması şarttır. Eskiler, bu sebeple yalı için leb-i derya tanımını kullanmışlardır. Yani, denizin dudağında.

Boğaziçi’nde tarihi eser niteliği taşıyan toplam 366 adet tarihi yalı bulunuyor. Bunların 84 ü Üsküdar’dadır. Bu yazı Üsküdar’da bulunan Osmanlı’nın eğitim, kültür ve sanat hayatına yön vermiş simalara ait olan 8 yalıyı konu alıyor.

Başlayalım.

Heykeltraş İhsan Özsoy Yalısı

Kuzguncuk’ta bulunan yalının sahibi olan İhsan Özsoy ilk Türk heykeltraşımızdır. 1867 yılında İstanbul’da doğdu. Sanayi-i Nefise mektebinin ilk öğrencilerindendir. Bir çok heykelini ve sanat dolu sohbetlerini bu yalıda yapmıştır. Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası’nın heykelleri o yapmıştır. Yalı selamlık ve harem olmak üzere iki ayrı kısımdan oluşuyor. Sağdaki üç katlı yapı selamlıktır soldaki ise haremdir. Boğaziçi yalılarında genellikle harem bölümü selamlık bölümünden daha büyük olur. Orada aile hayatı yaşanır çünkü. Bu yalıda ise tam tersi olmuş.

Fethi Paşa Yalısı

Kuzguncuk’ta Fethi Paşa Korusu’nun hemen altında bulunan yalının bilinen ilk sahibi Sultan Abdülmecit döneminde (1839-1861) şeyhülislamlık yapan Arif Hikmet Bey’dir. Daha sonra Fethi Ahmet Paşa tarafından satın alınan yalı Fethi Paşa Yalısı adıyla biliniyor. Fethi Ahmet Paşa, Osmanlı’nın önemli asker ve bürokratlarından biri olup ülkemizdeki ilk müzenin kurucusudur.

Mabeyinci Faik Bey Yalısı

Yeşil külahlı iki kulesiyle dikkat çeken yalının sahibi Mabeyinci Faik Bey’di. Faik Bey, Sultan 2. Abdülhamit döneminde Yıldız Sarayı’nda mabeyinci (özel kalem müdürlüğü) olarak görev yapıyordu. Sanat ve edebiyata oldukça düşkün biriydi. Dolayısıyla bu yalı pek çok edebi sohbete ev sahipliği yapmıştır.

 Hüseyin Kazım Kadri Yalısı

Yalıya adını veren Hüseyin Kazım Kadri, valilikten milletvekilliğine kadar pek çok önemli görevde bulunmuş bir ara İstanbul şehreminliği de (belediye başkanlığı) yapmıştı.

1934 de vefat eden Hüseyin Kazım Kadri, ömrünün son zamanlarını Beylerbeyi’nde bulunan bu yalıda geçirmiştir. En önemli eseri Büyük Türk Lugati’dir. Dört ciltten ve yaklaşık 4 bin sayfadan oluşan sözlüğünü bu yalıda yazmaya başlamıştır. Sözlüğünden “35 senelik emeğin ürünü” olarak bahseder.

 Recai Efendi Yalısı

Serveti Fünun edebiyatını başlatan ve Araba Sevdası adlı eseriyle tanınan yazar Recaizade Mahmut Ekrem 1847’de Vaniköy’de bulunan bu yalıda doğmuştur. Burası Recaizade Mahmut Ekrem’in babası Recai Efendi’ye aitti. Yazar bu yalıda doğduğuna göre en az 170 yıllıktır. Çok ilginçtir, yalı 1950’lerde mısırözü fabrikası olarak kullanılmış. İnsanın inanası gelmiyor!

Edib Efendi Yalısı

Kandilli’de bulunan yalı Boğaz’da akıntının en güçlü olduğu Akıntı Burnu’nda yer alıyor. Boğazın en büyük yalılarından biridir. Yalıyı, 1753 te vefat eden Lale Devri devlet adamlarından olan Divitdar Mehmed Emin Paşa’dır.

Sultan 2. Abdülhamit döneminin maliye bakanlarından olan Edip Efendi  yalıyı 1887 de satın almıştır.

Bir çok Osmanlı devlet adamı, biraz da eski geleneğe bağlı kalarak, bazı önemli uluslararası sözleşmeleri evlerinde yani yalılarında imzalamışlardır.  Edip Efendi de Osmanlı- Japonya ticari görüşmelerini bu yalıda yürütmüş ve üzerinde ittifak sağlanan sözleşmeleri imzalamıştır. Edip Efendi, devlet adamlığının yanı sıra bir kültür adamıydı. Günümüzde kimi popüler diziler bu yalıda çekiliyor. Bunlardan bir tanesi de Paramparça.

Kont Ostrorog Yalısı

Kandilli’de bulunan ve rengi sebebiyle “Kırmızı Yalı” olarak da adlandırılan yalı Boğaziçi’nin en dikkat çekici yalılarından ve 19. yüzyılın ilk yarısında yaptırılmış.

Yalıyı, 1904 yılında Polonyalı bir hukuk uzmanı olan Kont Ostrorog satın almış. Yalı onun adıyla meşhur olmuştur.  Türkçe, Arapça ve Farsça’dan başka yedi dil bilen Kont Ostrorog bir entelektüeldi aynı zamanda. Darülfünun’da (Osmanlının tek üniversitesinde) öğretim üyeliği de yapan Kont Ostrorog, yalının Çanakkale Savaşı sırasında hastane olarak kullanılmasına da izin vermiş. Yalı 2000 yılında Rahmi Koç tarafından satın alındı. Ve hala Rahmi Koç’un mülkiyetinde.

Kıbrıslı Yalısı

Üsküdar’ın son yalısı olan ve Kandilli’de bulunan Kıbrıslı Yalısı, 64 metrelik uzunluğuyla sahili en geniş olan yalıdır. 1700 lü yılların sonlarından kalma olan yalının bilinen ilk sahibi, Sultan 3. Selim’in sadrazamlarından olan Mehmet İzzet Paşa’dır.

Kandilli’de bulunan yalıyı 1838 de Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa satın aldı. O gün bugündür Kıbrıslı Yalısı olarak adlandırılıyor. Mehmet Emin Paşa, Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz döneminin parlak kariyerli bürokratlarındandı. Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa’nın çocuklarından olan Şevket Bey, entelektüel biriydi. Yakup Kadri, Yahya Kemal, Refik Halit Karay ve dönemin diğer yazar ve sanatçılarıyla iyi arkadaştı. Çoğu zaman bu yalıda toplanırlar, edebiyat ve sanat üzerine tartışırlardı. Bu sebeple yalı, Paris’te bazı evlerin olduğu gibi bir edebiyat ve kültür salonu gibi çalışmıştı.

Not: Bu yazı Mekteb-i Üsküdar Dergisi’nin 2018 yılı bahar sayısında yayınlanmıştır.

Bu yaziya 1 yorum yapilmis.

  • Karşı sahilden -Bebek’ten- izlediğim, bazen tekneyle daha yakından gördüğüm yalılar için güzel bir tanıtım yazısı

Yorum yapmak istermisiniz?

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————

———————————————————-

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır