Mesnevihaneler klasik tasavvufun temel eserlerinden olan Mesnevi’nin öğretildiği hanelerdi. Bu mesnevihaneyse   Mesnevi’nin sadece Mevlevilerce değil diğer tarikatlarcada    benimsediğinin bir kanıtı olarak Fener’in tepesinde, Çarşamba’nın yamacında yükseliyor. Çünkü bu mesnevihaneyi yapan bir Mevlevi Şeyhi değil bir Nakşibendi Şeyhi.

Şeyhin epeyce uzun bir adı var: Şeyh el-Hac Hafız Seyyid Mehmed Murat Efendi. Bu derece uzunca bir adla karşılaşınca düşünmeden edemedim. Mimar Sinan hacıydı ama hacı anlamına gelen el hac ünvanını hiç kullanmadı. Evliya Çelebi’de hafızdı ama o da hafız ünvanını kullanmamıştı. İkisi de bu tarihin pırlantalarıydı. Maşallah Murat Efendi’de ünvanlar gani gani.

Murat Efendi’nin 1844 yılında yaptırdığı  Mesnevihane’de  mescit aynı zamanda dersane olarakta kullanılıyordu. Mesnevihane mescit-dersaneden başka tevhidhane, derviş hücreleri, kütüphane, şadırvan, cümle kapısı, su haznesi, çeşme, mutfak ve küçük bir selamlık dairesinden oluşuyordu. Tüm bu yapılarıyla beraberde uzun bir süre Mesnevi okulu gibi faaliyet gösterdi. Ta ki 1925 yılında tekkelerin kapatılmasıyla ilgili kanun çıkana kadar. Bu yapılar kapatıldıktan sonra  bakımsızlıktan bir bir harap olmaya başladılar. Sonrasında da tevhidhane, kütüphane, selamlık, mutfak ve derviş hücreleri bir bir yıkıldılar.

Günümüzde Mesnevihane bir cami olarak işlev görüyor. Küçükte bir bahçesi var. Daha önce birkaç kez gitmiş olmama rağmen Mesnevihane’ye girememiştim. Çünkü genelde kapalıdır. Ama yakın zaman önce gittiğimde açıktı. Bahçesine girdiğimde hoş bir sürprizle karşılaştım. Mesnevihane’nin bahçesinin küçük bir kümesi vardı. Kümesinde de tavuklar, horozlar ve kazlar. Ve imam Mesnevihane’nin bu küçük misafirlerini yemliyordu. Fonda da Fener Rum Lisesi vardı.

Tam görüntü için fotoğraflara tıklamanız gerekiyor.

        
İmam küçük misafirleri yemlerken                          …ve kazlar (fonda Fener Rum Lisesi )

Adres: Mesnevihane Fener Rum Lisesinin ardında buluyor. Çarşamba’nın girişinde.

Bu yaziya 1 yorum yapilmis.

  • Allah razi olsun kardes,kac zamandir burayi ariyordum,eski bir animi tazeledim, Fatihte yatili lisede okurken birbucuk saatlik iznimde biraz meyve alip bu mesnevihaneye gelirdim, once ordaki turbede bir fatiha okuyup ardindan sadirvanda meyveleri yikar ve fener rum liseini izleyerek yerdim,onca zaman oraya gittim ama herzaman sessiz ve yanliz bi yerdi orasi. Enson aradan 16 yil gectikten sonra gittigimde kapisini kilitli gordum ve cevredeki vatandaslar sadece namaz vakitleri acildigini soylediler.

    Tek hatirladigim sessiz sakin bir yer oldugu ve bana ayri bir huzur verdigiydi.

Yorum yapmak istermisiniz?

Hazırlamış olduğum bilgi yarışması uygulamasını Google Play'den indirin ▼
------------------------------------------------------

——————————————————-

İstanbul’u eğlenerek öğrenin

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————

—————————————————————-

Bu sitede emeğe saygı esastır

_______________________________________