Nathalie Rıtzmann. 9 yıl önce tasını tarağını toplamış Fransa’dan  İstanbul’a yerleşmiş. Bu toprakların birikimini anlamaya çalışıyor, fotoğraflıyor,  tanıtıyor. “Sizin” diyor “çok geniş bir kültürünüz var, ama bilmiyorsunuz. Sadece bakıyorsunuz.”

Yerden göğe kadar haklı.

Saçma sapan dizilerle, tartışma programları ve futbol dedikodularıyla zaman geçirip, doğduğumuz  topraklara göz ucuyla bakmayı bile ihmal ettiğimizden devasa bir zenginliğin, fakir evlatlarıyız. O zenginliğin karşısında çapımız budur.

Burun kıvırıyoruz bu toprakların birikimine.
Oysa Dünya uygarlık tarihine Antik Yunanından, Selçuklusuna, Bizansından  Osmanlısına bir kısrak başı gibi sokulan  bu miras bizim.

Ve Mevlevilik, işte  bu birikimin dünya markasıdır. Çünkü Mevlevilikte aslolan aşktır. Kendini bulmaktır. Herkese hitap eden evrensel bir dili ve kimliği vardır Mevleviliğin.

Ve her seyyah dünyayı dolaşmaz aslında. Kendi içinde dolaşır. Kendini tanır.

Aslında  Nathalie, Fransa’dan buraya Türkiye’yi tanımaya gelmemiştir. Kendini tanımaya gelmiştir. Aslında o Türkiye’de değil, kendi içinde dolaşıyordur. Kendini tanıyordur. Kendini tamamlıyordur. Mevlevilik böyle der çünkü.

19. yüzyılın ilk yarısında yenilikçiler Galata Mevlihanesi’ni karargah eylemişlerdi. Padişah 3. Selim bir mevleviydi. Galata Mevlevihanesi’ne sık sık giderdi. Çünkü Mevlevilik geniş olmak, çağı anlamak…

Ve sonsuza yolculuktur mevlevilik. Ne olacağını tahmin edemezsin, ne oldumda diyemezsin. Adına sonsuz denen bir uzam içinde yol alıyorsundur. Sadece attığın ilk adımı bilirsin onun haricinde de hiç birşeyi bilemezsin. Onun içinde döner döner dönersin…

Nathalie Rıtzmann,  yine bir Fransız olan Jean-Marc Arakelıan ile 2011 yılında tanışmış ve Jean’a dervişlerin dünyasını tanıştırmış. Ortak bir fotoğraf çalışması başlatmaya karar vermişler.Uzun zamanı alan çalışmalarının sonuçlarını” Hz. Mevlana Muhammed Celal-ed-Din Rumi’nin şiirsel coşkunluğunda kadının yaratılışı” adlı sergide sunuyorlar.

       

Sergi iki bölümden oluşuyor denilebilir.

İlk bölümde, Nathalie Rıtzmann’ın fotoğrafları var. Mevleviliği neyiyle, semasıyla, ritüelleri ve mekanıyla anlatan fotoğraflar oldukça iyi.

İkinci bölümde ise Jean-Marc Arakelıan’ın Rus İhtilali zamanında Ayasofya’dan geçen bir kadınla başlayan, derviş ve sema kompizosyonlu fotoğrafları bulunuyor. Bu fotoğraflar insan ruhunun karmaşasını zaman ve mekan bağlamında çok iyi anlatmış. Öyle ki, o karmaşanın içinde fotoğrafı anlamak için epeyce zaman sarfediyorsunuz. Fotoğrafın her tarafına ayrı ayrı bakmanız gerekiyor. Haliyle gözleriniz sürekli dönüyor, dönüyor, dönüyor… Tıpkı bir mevlevi gibi.

Sergi, Beyoğlu Sanat Galerisi’nde 8 Eylül tarihine kadar gezilebilir.
Galerinin websitesi için:  http://www.beyoglusanatgalerisi.com/beyoglu_sanat_galerileri/detay.aspx?SectionId=1594&ContentId=34487

Yorum yapmak istermisiniz?

Hazırlamış olduğum bilgi yarışması uygulamasını Google Play'den indirin ▼
------------------------------------------------------

——————————————————-

İstanbul’u eğlenerek öğrenin

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————

—————————————————————-

Bu sitede emeğe saygı esastır

_______________________________________