Çocuklarla tepe tepe İstanbul sohbetleri projesi

Çocuklarla tepe tepe İstanbul sohbetleri projesi

Geçen yıl 6. sınıf öğrencilerimle "Çocuklarla Osmanlı tarihi sarayları sohbetleri" adı altında bir proje gerçekleştirmiştim. Bu proje dahilinde, öğrencilerimle Osmanlı'nın İstanbul'da ...

Eylül, 2018 Tarihli Makaleler

Sultanahmet Meydanı’nda bulunan Pargalı İbrahim Paşa Sarayı 90 yıl önce epey farklı görünüyormuş. Mesela, videonun çekildiği tarih olan 1920’de padişahın saraydan Sultanahmet Meydanı’ndaki eğlenceleri izlediği küçük balkon yok. Ve şu an müzenin bahçesi olarak kullanılan ve içinde bir de kafe bulunan avlu, cumbalı ahşap evlerle kaplı. Bu ahşap evler tek katlıydı ve muhtemelende tekkeye bağlı harem dairesini içinde barındırıyordu.Tekke diyorum […]

Sarayburnu’nda bulunan Atatürk Heykeli, Atatürk’ün yapılan ilk heykeli olması bakımından önemli bir heykel. Sırtını Topkapı Sarayı’na yüzünü de Anadolu’ya dönen bu heykelin dikildiği yerde bu anlamda oldukça manidar. Aşağıdaki video Atatürk Heykeli’nin 23 Ağustos 1926 yılındaki açılışına ait. Yaklaşık 30 saniye sürüyor. Dikkat çeken bir nokta, heykel açılınca birkaç vatandaş şapkalarını çıkarıyor. Sanırım bu video Türkçe bir sitede ilk burada […]

73 yıllık hayatının 55 yılını İstanbul’un tarihi dokusunu korumaya adayan bir İstanbul aşığı Çelik Gülersoy. Öyle ki kartvizitinde bile ” İstanbul Aşığı” yazıyor. İstanbul’daki bir çok tarihi yapıyı restore edip, bakımsızlıktan çıkararak günlük kullanıma açan o. Mesela Sultanahmet’te bütünüyle tarihi yapısını koruyan Soğukçeşme Sokağı onun eseri. Tüm çevre düzenlemesiyle beraber Kariye  Müzesi, Yıldız Parkı’ndaki Malta Köşkü, Çubuklu’daki Hidiv Kasrı, Emirgan Korusu’ndaki […]

Nice seyyah geldi gitti  İstanbul’a, nerdeyse hepsi de ortak bir noktada birleşti:  “Osmanlının mezarlığı muhteşemdir. ” Hatta İstanbul’a birkaç kez gelen ünlü Fransız edebiyatçı Gerard De Nerval İstanbul’da Boğaziçi’nden, saraylardan, köşklerden, sokaklardan  daha fazla mezarlıkları beğendi. Osmanlıda her bir mezartaşı bir sanat abidesidir.  Öyle ki devrin tüm sanatsal  üslupları taş işçiliğinden tutun hat sanatına, manzum biyografisinden tutun başlıklarına kadar bir […]

Bir at var patikada, arkasında arabası tıngır mıngır yol almakta. Ne ata deh diyen ne de arabanın içindekiler geçtikleri patikanın 2012 yılında onlarca katlı apartman olacağını düşünmekteler. Çünkü muhtemelen günü kurtaran dedikodu etmekteler. Bir kule var Galata’da ama şapkasız, çıplak durmakta. Bir mezartaşı var tarlada. Eğilip bükülmüş, muhtemelen mezarından da epey uzakta. Ve bu yalnız mezar taşındanın ardında şenşakrak bir […]

Babası ilmiye sınıfından bir katip. Amcası imam. Kendisiyse  Osmanlının belki de  en delikanlı materyalisti. Çünkü Osmanlı gibi muhafazakar bir toplumda materyalist düşüncelerini gözünü budaktan sakınmayarak savunan biri o. Haliyle de cezası hep yurt dışında sürgün yaşamak olan biri. Ama ne siyasetin ne de sıkı sıkıya bağlı olduğu materyalizmin peşini hiç bırakmayan biri. Sürgündeyken Cumhuriyet’in temel taşı olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni birkaç arkadaşıyla beraber kurdu. Batılılaşmayı ve […]

Ne yazık ki bu caddenin tam  Türk işi denebilecek bir hikayesi var. İstanbul, Batı gibi meydanları, yolları binaları olsun diye kesilip biçilir, yer yerde doğranırken, şahlanır entelektüel bir vicdan. Herkes, tanır onu aslında. O, Eyüp Tepesi’nde nargile tüttüre tüttüre İstanbul?u izlemeyi neredeyse en büyük keyif sayan, kendini sıkı bir Türk dostu olarak gören Piyer Loti?den başkası değildir. Aşağıdaki satırlar ona ait. ?Son zamanlarda gelir sağlayan […]

Bizans ve Osmanlı dönemi boyunca bu kemerin üzerinden kesintsizce 1500 yıl  İstanbul’a su aktı. Ve İstanbul’un su ihtiyacının bir bölümü böyle karşılandı. Şimdilerdeyse İstanbul’un panoraması akıyor. Yerden yaklaşık 30 metre yüksektesiniz ve yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüş koridorunuz var. Ve her adımınızla beraber burada 1700 yıl önce yapılan bu kemerin sırtında, İstanbul arz-ı endam ediyor karşınızda. Fatih Camisiyle, tarihi itfayesi ve […]

Hayata doyamadığı muhakkak. Genç yaşta ölmüş çünkü. Ama büyük şair. Adı, Leontios. Bizansın büyük şairlerindendir. Neden derseniz; Bizans’ın en büyük ve  en tanınmış ozanı olan Mabeyinci Pavlos, Leontios öldüğünde koca bir ağıt yakmış. Belki de ağlamış. 500’lü yıllarda yaşamış Leontios. Aşağıdaki şiiride şu an Sultanahmet Meydanı olan Hipodrom’dayken kaleme almış. Şiiri ölümle bitiyor. Çok genç yaşta da ölüyor zaten. Yoksa hissetmiş mi? Orası muamma… ” Bir yanım Zeuxippos, o […]

1757 yılında başlayan ve toplam 16 yıl süren bir padişahlık macerası vardır 3. Mustafa’nın. Padişahlığı döneminde de üç büyük cami yaptırır. Ama İstanbul’da onun adıyla anılan bir cami yoktur. Anlatılanlara bakılırsa bu durum 3. Mustafa’nın canını çok sıkmış. Yıl 1766. İstanbul’da büyük bir deprem olur. Fatih Cami neredeyse tamamen yıkılır. 3. Mustafa’da yıkılan Fatih Cami’yi komple yeniden yaptırır. Ama camiye adını veremez, çünkü camiyi […]

Yıl 1559. Bir gemi Venedikten Dalmaçya kıyılarına yelken açar. Gemide Maria adlı bir kadın iki oğluyla, iki kızıyla beraber bulunmaktadır ve Venedik Valisi’nin başkatibi olan babalarının yanlarına gitmektedirler.  Gemi korsanların saldırısına uğrar ve tüm aile esir alınır. Maria fidye ödeyerek iki kızını kurtarır. Ama iki oğlunu kurtaramaz. O iki oğul köle olarak satılırlar. Müslüman olurlar Cafer ve Gazanfer adını alırlar. […]

 37 ülkeden 138 fotoğrafçının katılımıyla yapılan “Istanbul Photo Kontest 2011” Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda ödül kazanan fotoğraflar 10-17 Eylül tarihleri arasında Taksim Metro İstasyonu Sanat Galerisi’nde sergileniyor. Fotoğraflar yabancı seyyahların gözünden İstanbul’un nasıl göründüğüne dair  birer belge niteliği taşıyor.  Dolayısıyla bu sergi yaşadığınız, içinde soluk aldığınız kente dışarıdan bakmanız için bir fırsat niteliğinde.

Gümüşsuyu’ndan Taksim’e doğru çıkarken hemen sol kolda bulunan bu bina Alman Başkonsolosluğu binasıdır. Gökten bir kütle gibi düşmüş izlenimini yaratan bu binanın İstanbul mimarisiyle pekte bir ilişkisi yok. Çünkü bu bina bir güç gösterisinin, bir gövde gösterisinin binası ve % 100 Alman. 19. yüzyılda Almanya onlarca bağımsız Alman devletçiklerinden oluşuyordu. Dolayısıyla ortada Almanya diye bir devlet yoktu. Prusya Krallığı vardı. […]

” İstanbul, çağlar boyunca imparatorluklara başkentlik yapmış olan eşsiz bir dünya kenti. İstanbul, her adımda insanın karşısına çıkan tarihin elle tutulduğu kent. İstanbul, eski dünyayla yeni dünyanın doğuyla batının buluştuğu nokta. İstanbul, yeşille mavinin insanla doğanın çok kültürlü bir uygarlıkla kaynaştığı belde.” Belgesel bu cümlelerle başlıyor. İddaalı ama iddaalı olduğu kadarda gerçek betimlemelerle. Belgeselin tanıtım serüveni Sultanahmet Meydanı’nda bulunan dikilitaşları […]

İstanbul’un surlarında en fazla kayıp Haliç tarafında yaşandı. Ayakapı Surları da kaybedilmeyen, direnen surların arasında. Ama bu direnişten epey yara bere aldı. Onun için de  sur değil sur kalıntısı demek ne yazık ki daha uygun düşer. Fonda Fatih devrinden kalma Abdi Subaşı Camii ve Fener Rum Lisesi.

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Masalı’ndan fırlamışlar gibi. Büyümüşte küçülmüşler mi yoksa çok mu erken büyümüşler. İfadeleri çok yaşlı lakin. Burası İstanbul’un yoksul bir semti. Ve yıl 1924. Fotoğrafçı, National Geographic fotoğrafçılarından olan Merl La Voy’a ait.

Adını nar çiçeklerinden alan bu surların zirvesinden İstanbul başka görünür. Gitmediyseniz gidin. Çıkmadıysanız ihmal etmeyin. Not: Tam görüntü için fotoğrafın üzerine tıklayın.

  İlber Ortaylı’nın İstanbul’un Suriçi (Tarihi yarımada) bölgesi için söylediği sözü uzun zamandır yazacaktım ama anca sıra geldi. İlber Ortaylı’nın yaklaşık 6 ay önce gazetelere demeç verdiği ve aynen katıldığım sözlerini şimdi paylaşıyorum: “Suriçi’nin seçim sistemi dışına çıkarılması gerekiyor. Bu bölge için demokrasiden vazgeçilsin” Evet aynen böyle. Gelsin Suriçi’ni Unesco ya da Avrupa Birliği yönetsin ama halkın seçtiği Büyükşehir Belediyesi […]

Buzdolabının olmadığı, hijyenin “h”sinin bile lugatta olmadığı zamanlar. Çengele asılan kıvırcık koyunun yanına gidiyor kasaba kesilecek yeri gösteriyor, “Kes bir  okka ” diyorsunuz. Akçenizin gücüne göre eti ya poşetle götürüyorsunuz  ya da sırtlanarak. Fotoğrafçı,  Nuruosmaniye’de ki bir kasap dükkanında çengele asılmış kıvırcık koyunları, ve dükkanın önünde kasapla  bir medrese öğrencisini sohbet ederken gördüğünde deklanşöre basıyor. Fotoğraf  National Geographic  fotoğrafçılarından George R. […]

Osmanlı padişahıyla, şeyhü’l islamıyla, uleması ve vüzerasıyla, sanatkarı ve zanaatkarıyla, cemaatiyle  yaklaşık 250 yıl bu mozaiklerin altında namaz kıldı. Aslında bu gayet bilinen bir  bilgi ama nedense muhafazakar tarihçiler tarafından sürekli gözardı ediliyor. Çünkü günümüzdeki bazı dinsel kabulleri, klasik yargıları aşıyor, gereksiz kılıyor. En başından resmin olduğu yerde namaz kılınmaz yargısını tarümar ediyor. Hem de bu resimler öyle normal resimlerde […]

Tarih, 7 Eylül 1934. Gazete Cumhuriyet. Haber aynen şöyle. “ Sultanahmet kütüphane oluyor” ” Ankara’dan akşam gazetelerine bildirildiğine göre Sultanahmet Camii’nin kütüphane olmasına karar verilmiştir. Buraya şehirdeki diğer kütüphanelerde mevcut kitaplar nakledilecek ve milli bir kütüphane meydana getirilecektir.” Ey benim kitap sever, kitap aşığı, kitap müptelası Cumhuriyet’im. Sen harikalar yaratmışın böyle. Ne muhteşem kararların varmış! Az kalsın, Sultanahmet Camii can […]

Süleymaniye Camii’nim imam ve müzezzinleri, yapılan restorasyon sonrasında “Cuma namazında hutbe ve dua hiç anlaşılmıyor, ses cami içerisinde eşit dağılmıyor ” diye yakınıyorlarmış. Oysa Mimar Sinan sesi caminin içinde eşit bir şekilde dağıtabilmek,  akustiği sağlayabilmekk için, kubbeye  15 santimetre ağız genişliğine sahip, 45 santimetre uzunluğunda simetrik halde dizilmiş 256 adet küp yerleştirmişti. Bu küpler içindeki hava boşlukları sayesinde mükemmel bir […]

Nathalie Rıtzmann. 9 yıl önce tasını tarağını toplamış Fransa’dan  İstanbul’a yerleşmiş. Bu toprakların birikimini anlamaya çalışıyor, fotoğraflıyor,  tanıtıyor. “Sizin” diyor “çok geniş bir kültürünüz var, ama bilmiyorsunuz. Sadece bakıyorsunuz.” Yerden göğe kadar haklı. Saçma sapan dizilerle, tartışma programları ve futbol dedikodularıyla zaman geçirip, doğduğumuz  topraklara göz ucuyla bakmayı bile ihmal ettiğimizden devasa bir zenginliğin, fakir evlatlarıyız. O zenginliğin karşısında çapımız budur. […]

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————

———————————————————-

Yazıların ve fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

————————————————————–

Bu sitede emeğe saygı esastır