Çirkin ördek yavrusu Karacaahmet Mezarlığı’nda

Çirkin ördek yavrusu Karacaahmet Mezarlığı’nda

"Ölmedim, uyuyorum" Kırların, çimenlerin arasında uzun zaman kuluçkaya yatan bir ördek varmış. Sıkıcıymış yumurtaların üzerinde günler süren bu kuluçkaya yatma meselesi ...

Aralık, 2017 Tarihli Makaleler

Beyazıt Kulesi’ne dair yüzlerce fotoğrafa bakmışımdır. Ama en iyisi bu. Fotoğraf o kadar güçlü ki, İstanbul’da çekilmiş gibi değil de Amerikan gangster filmlerinden fırlamış gibi duruyor. Fotoğrafı çeken aynı zamanda benim en beğendiğim İstanbul fotoğrafçılarından olan Achille Samandji. Hikayesini şurada anlatmıştım: http://www.biristanbulhayali.com/istanbulun-100-fotografcisi-kitabinda-adi-yer-almayan-bir-istanbul-fotografcisi-achille-samandji

Sebiller, İstanbul sokaklarının köşebaşlarını  süsleyen mobilyalardandı. Buralardan bayram, kandil gibi günlerde su, şerbet dağıtılırdı. Bir çeşmeye monte edileni de vardı anıtsalı da. Şimdilerde fotoğraflara fon olmaktan başkaca işe yaramayan bu sebil anıtsal olanlardandı. Mihrişah Valide Sultan Sebili- Eyüp   Hamiş: Sebille ilgili detaylı bilgi linktedir: http://www.biristanbulhayali.com/anitsal-bir-sebil-mihrisah-valide-sultan-sebili

Büyük Konstantin. Görkemli Roma’nın büyük  imparatoru. Küçük bir kasaba olan Byzantiumdan bir dünya kenti olan İstanbul’u 6 yılda yaratan adam. 274 yılının bir Şubat gecesinde Sırbistan’ın Niş kasabaasında bir askerin oğlu olarak doğar Konstantin. İdealist kimliği zamanla onu  Roma’nın tek imparatoru yapar. Konstantin imparator olunca Roma İmparatorluğunun merkezini batıdan doğuya taşımak ister. Çünkü Batı o zamanlar barbar kavimlerin baskısı altındadır. […]

Osmanlı biraz abartmış. Kuşlara ev yapayım derken saray yapmış. Çünkü bu saray 4 kubbeli, 4 kemerli, 2 katlı, 12 kapılı. İçinde de bilmem kaç odası var. Ayazma Camii- Üsküdar

  Dev apartman blokları arasında ezilen bu cami, Mimar Sinan’a yaraşıyormuş. Başlık Sabah gazetesine ait. Bu haberi okuyan kişi Sinan hakkında herhalde şöyle düşünür: Mimar Sinan yaptığı camilerde çevresini düşünmeyen bir garip mimardır. Öyle bir mimardır ki yaptığı camisinin, çevredeki diğer yapılar arasında sıkışıp kalmasına, ezilip büzülmesine izin verir. Oysa tam tersi. Sinan, Süleymaniye Camii’yi yaparken caminin çevresinde yapılacak olan […]

Daha baskı tekniğinin yeterli olmadığı zamanlarda; siz deyin 15. yy. ben diyeyim 16. yy.da çoğaltma tekniğinin kendisi sanatla bütünleşti adeta: Adı da gravür oldu. Ressam bir resim çizerdi önce, artık neye bakarsa, neyden esinlenirse, neyden etkilenirse…Bazen,  kadın kölelerin satıldığı Avrat Pazarı’na  bakardı, bazen mezar taşlarının yanında piknik yapan bir aileye, bazen Kızkulesi’nin önünde boğulmak üzere olan bir adamın cankurtanlarına, bazen  de […]

Sütlüce, Evliya Çelebiye göre adını bitkisi ve havası güzel olduğu için sütünün güzel olmasından alıyor. Ermeni tarihçi Hovennasyan’a göre ise burada bulunan ve kadınların sütlerini çoğaltan bir ayazmadan. Artuk her neyse. Sütlüce’nin gayet sağlıklı, leziz bir adı var. Ve günün her saati Eyüp’ten buraya bir sandal kalkar.

Troçki’yi bilenler bilir, bilmeyenler içinse bir kaç cümleyle… 20.yüzyılın tarihine yön veren Sovyet Devrimi’nin lideri Lenin, 1918 yılında Troçki’yi en önemli vazifeye getirir: Harbiye ve Bahriye komiserliğine. Troçki  bundan sonra tüm batı dünyasına korku salan Kızıl Ordu’yu kurar, başkumandanı olur. Sonrasında Lenin’in halefi olarak anılmaya başlanır. Lenin öldükten sonra ise Stalin’le verdiği iktidar mücadelesini kaybeder. Çünkü Troçki eylem adamlığının yanında […]

İstanbul’daki Osmanlı mezarlarının çoğunu dolaşmış ve fotoğraflamışımdır. Böyle bir görüntüye hiçbir yerde rastlamadım. Ve ilk işim o üzümler olgunlaşınca, dalları üzümlerini taşıyamayınca fotoğraflamak olacak. Kendime hakim olabilirsem o üzümlerden yememeyi düşünüyorum. Her ne kadar dayanamamış, hamının bile tadına bakmış biri olarak bu olasılık çok düşük görünsede… Yer: Üsküdar’daki bir caminin haziresi (mezarlığı)

  Baki kalan bu gök kubbede hoş bir sada imiş. İstanbul’un en eski hamamlarından olan Bahçeli Hamam’dan kalan da  bir küçük kubbe imiş. Hamam Bar-İstiklal Caddesi   Not: Hamam Bar’ın kısa hikayesi  için ilgili link: http://www.biristanbulhayali.com/hamam-bar

Osmanlının İstanbul’daki gözüdür Adalet Kulesi. Ve adaletin buradan yani padişahın makamından yani Topkapı Sarayı’ndan dağıtıldığının simge-i şahanesidir. Cihan İmparatoru Osmanlı koyar son noktayı: “Adaleti ben dağıtırım. Kulesi de budur. ” Adalet Kulesi- Topkapı Sarayı

Horozlar göğe yükselen ibikleriyle meşhurdurlar. En tepedeki Galata Kulesi ki İstanbul’un ibiği gibidir. En baş horozlarından kabul edilir. Bir öndeki Ayakapı hamamıdır ki Mimar Sinan’ındır. Bakımsızlıktan çim adama benzeyen bir garip horozdur o. Bir diğeri etiyle, kanıyla capcanlı bir horozdur. Ayakapı sur kalıntılarını mesken eylemiştir.

Fotoğraf kendi başına güçlü bir sanat ama yazıyla beraber sunulursa daha güçlü bir sanat. Özellikle tarihin koynunu mekan belleyen fotoğraflarda altyazı elzem gibi birşey. Bu nedenle İstanbul’a dair çektiğim kimi fotoğraflar altyazıyla beraber bu kategori altında toplanacak.

Mesnevihaneler Mevlana’nın Mesnevi’sinin öğretildiği mekanlardı. Fener Rum Lisesi’nin hemen arkasında bulunan Mesnevihane yaklaşık 150 yıl önce, içinde mesciti, türbesi, çeşmesi, su haznesi, tevhidhanesi, derviş hücreleri, kütüphanesi, şadırvanı, cümle kapısı, mutfağı, selamlık dairesi bulunan  bir külliye olarak yapılmıştı. Ne yazık ki zamanımıza camisi, türbesi ve çeşmesi haricinde hiçbir şeyi ulaşamadı. İstanbul’un bu en ünlü Mesnevihane’sinin cami cemaati haricinde bahçesinde küçük misafirleri […]

Ayazmaların Hristiyan Ortodoksların kutsal suları olduğundan, şifa dağıttığına inanıldığından daha önce yine Üsküdar’da bulunan Harem İskelesi Ayazması’nı konu alan yazımda belirtmiştim. O yazımda ayazmanın içinde bulunduğu durumu anlatmış ve rezalet demiştim. Aynısı bu ayazma içinde geçerli. Fethi Paşa Korusu’na Paşa Limanı Caddesi üzerinden gidenler bilirler. Korunun girişinin hemen solunda, küçük bir palmiye ağacının altında demir parmaklı, tuğladan yapılma bir yapı var. […]

Ahşap, Anadolu’da dile geldi. Oymasıyla, kakmasıyla, kündekarisiyle meşeye, cevizağacına, kızılcığa, akçaağaca işlendi. Kah caminin kendisi kah minberi kah vaaz kürsüsü kah pencere çıkmaları ahşapla şekillendi, güzelleşti. Bazen boyandı bazen üzerine mozaikler yapıştırıldı. Bazense bedeni oyula oyula kitabeler, ayetler kazındı. Sivil mimarideyse ahşapın en güzel işlendikleri yerler evlerin kapılarıydı. Çünkü Anadolu için kapılar, sokaklarla evin sınırıydı. Kapılar mahremiyetin sinir uçlarıydı. Öyle […]

Kaş yapayım derken göz çıkarmakla meşhuruzdur. Surları onaralım derken yeni surlar yaptık. Kimbilir belkide böylece 20. yüzyılda sur yapanlar olarak tarihe adımızı yazdırdık. Aferin bize.                                                                       […]

Osmanlının inşa ettiği en büyük iki kışladan biriydi Selimiye Kışlası. Diğeri Taksim’deydi. Dört bir tarafını dolanan kubbeleriyle Doğu’nun bu en görkemli kışlasını gezi parkı yapmak için hem de hiç acımadan yıktılar. Ve şimdi, bir çift aşık yıkılmayanı izlemekteler. Belki de aşkın şarhoşluğuna daldılar da, ne izlediklerini bilmemekteler…                           […]

Biri yol kenarındadır. Diğeri camdan bakar. Birinin yaşı bir asra yakındır. Diğerinin birkaç asra. Birinin sıcacık, güvenli bir yuvası vardır. Diğerinin ne çeşmesi vardır, ne kitabesi ne de onu restore edecek bir eli.   Hamiş: Camdan bakan ihtiyarı tanımam. Ama yol kenarında, üzerine levhalar çakılmış ihtiyarı çok iyi tanırım. O, İstanbul’un kendisiyle beraber aynı kaderi paylaşan yüzlerce çeşmesinden biridir. İstanbul’un […]

Biri Yeralatı Camisi’nde Amr Bin As’ın türbesi önünde dua ederken, diğeri Düşler Sahilinde düş gibi bir bedenle şezlongunda güneşlenmektedir. Biri yalnızbaşına balık tutmaktadır Manastır Koyu’nda diğeri Beyazıt Meydanı’nda kalabalık bir grevdedir. Biri Moda’da denize atlamak üzeredir diğeri Düşler Sahili’nde çoktan atlamıştır bile. Biri Rüstem Paşa Hanı’nda yemyeşil gözleriyle keskince bakan bir kediyken diğeri Galata Mevlevihanesi’nde başında semazen dönüp duran balmumundan bir […]

Normalde adab-ı muaşeret kurallarına her zaman riayet ederim, lakin söz konusu emek hırsızlığı olunca işin rengi değişiyor. Tepemin tası birden atıveriyor. “Çalmış” kelimesini itinayla kullanmam bu yüzdendir. Acunn.com’da bugün (12.07.2012)  “Birçok Vatandaşı İlgilendiren Düzenleme Resmen Yasalaştı” başlıklı haberde, Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde çektiğim nargile fotoğrafı izinsiz olarak kullanılmış. Yazık mı dersiniz? Yoksa ayıp mı? Bende prensip meselesidir. Telif ücreti ödenmeyen […]

İstanbul’da kaç yerde bulabilirsiniz, çam ormanlarının bitip denizin başladığı sahili? Ve kaç yerde görebilirsiniz şemsiye görevini gören çam ağacını? Burgazada’da irili ufaklı epeyce plaj var. Bir tanesi hepsinden özeldir. Küçüktür. Epitopu 10-15 şezlongluktur. Bir dağcı edasıyla  inmek ve bir dağcı edasıyla çıkmak zorundasınızdır. Dik bir yamacın dibindedir çünkü. Yoktur yolu. Yoktur elektiriği, suyu Onun için pekçe bilimez. Pekçe de gidilmez. […]

Ayazmalar, Hristiyan ortodoksların kutsal sularıydı. Şifa dağıttığına inanılırdı. Kimi ayazma kadınların sütlerini çoğaltırken, kimi deri hastalıklarına iyi geliyor kimisi de gözlere şifa veriyordu. Kilise içinde olanlarda vardı, manastır içinde olanlar da, sokakların köşe başlarında yer kaplayanlar da. Harem İskelesi’nde bulunan bu ayazma gözlere şifa veren ayazmalardandı. Bizanslılar tarafından 600 ya da 1000 yıl önce yapılmıştı. Üsküdar’ın birkaç tane Bizans yapısından birisidir. Tarihi de anısı […]

Yukarıdaki adalardan, yassılığıyla malül olana Yassıada, sivriliğiyle malül olana da Sivriada derler. Ama her ikisi  birden hayırsızlıklarıyla  malül olduklarından, Hayırsız Adalar  derler. Çünkü bu adalar hiçbir zaman hayırlı işlere vesile olmamışlar, hep tüyler ürperten olayların mekanı olarak anılmışlardır. Bizans, muhaliflerini tüm halka ibret olsun diye, kimi zaman ağır işkenceler yapıp kimi zamansa gözlerine mil çekip bu adalara gönderirmiş; acılar içinde açlık ve susuzluk çekerek ölsünler diye. Muhalif olan din adamlarının, devlet […]

Sayfalar:12»

Hazırlamış olduğum bilgi yarışması uygulamasını Google Play'den indirin ▼
------------------------------------------------------

——————————————————-

İstanbul’u eğlenerek öğrenin

———————————————————-

———————————————————–

———————————————————–

————————————————————

———————————————————-

———————————————————-

———————————————————

———————————————————

———————————————————

——————————————————–

————————————————————

——————————————————–

———————————————————

———————————————————–

——————————————————-

———————————————————–

E-mail adresinizi yazın

yeni yazılar posta adresinize gönderilsin
(E-posta adresinize gönderilen linki tıklamayı unutmayın)

——————————————————–

————————————————————

YAZI ETİKETLERİ

———————————————————-

———————————————————

—————————————————————-

Bu sitede emeğe saygı esastır

_______________________________________