
Kent fotoğraflarında 100 yıl önce 100 yıl sonra serileri değişeni vurgulamak için yapılır. Ama, söz konusu Bizans mirası olunca 100 yıl önce de 100 yıl sonra da hiçbir şey değişmiyor bu topraklarda. Aşağıdaki iki fotoğraf arasında 100 yıl fark var. Fotoğrafların birini 2011 yılında ben çektim, diğerini ise muhtemelen 1900′lü yılların başında Eugene Dalleggios. İki fotoğrafında merkezinde bir Bizans sütun [...]

Bir zamanlar uğruna can verilen tarihi eserleri, müzelerin içine hapseden değişim değil midir? Resime muhalefet olan bir İslam’dan, İslam’ın son halifesini ressam yapan o kudretli güç , değişimden başka nedir? Değişim ilerlemenin motoru. Hayat için su neyse, tarih için değişim o! Dolayısıyla tarihin tanrısıdır değişim. Herkes usul usul ona biat eder. Gizli, saklı ibadet eder. O dönüştürür, o değiştirir. Kadir-i [...]

Twitter’da #istanbuldemek; şaşırmak demek, gülmek demek, eğlenmek demek Çünkü Twitter yurdum insanın bütün yaratıcılığını konuşturduğu bir alem-i cihan demek. Aşağıdaki twitler 13 Mayıs’ta #istanbuldemek konulu özel bir alana yazılan twitlerden bir derleme. Kullanıcılar bu alana İstanbul’un kendilerine göre ne anlama geldiğini, ne anlam ifade ettiğini yazıyorlar. Mesela Ozan Aydemir’e göre “#istanbuldemek bir adaya düştüğünde yanına alacagin 3 sey sorulunca, sokarım adanıza, [...]

Öncelerde İstanbul’un taşı toprağı altın diyorlardı şimdilerdeyse – altını bittiğinden olacak - toprağını kazsan tarih fışkırır diyorlar. Çünkü vurulan her bir kazmayla tarih adeta yeniden yazılıyor bu şehirde. 2004 yılında başlayan Marmaray tüp geçit kazılarıyla Yenikapı’da yaklaşık 40.000 tarihi eser bulundu. Bu eserler günümüzden 8000 yıl öncesine ait. Bu kazılara kadar İstanbulun 2500 yıllık tarihinden bahsediliyordu. Artık 8000 yıllık tarihinden [...]

Topraklarına tutkuyla bağlılar. Bizans’ta sığınmanın, sürgünün toprağı onların vatanı. Ölümüne ısrarı. 6-7 Eylül olayları sırasında mobilya ustası olan Rum kökenli Yani, Karaköy’deki dükkanı yağmalanınca diğer akrabaları gibi kaçmaz Yunanistan’a. Karısı ile beraber Hristos Mansatırı’na sığınır. Zangoç olur sonra. Yıl 2012 hala orada. Siyah beyaz fotoğrafı, çanın altında. 60 yıl önce Diyarbakır’dan İstanbul’a göç eden Süryani teyze de ısrarla toprağına tutkuyla bağlı kalanlardan. [...]

” Mezarlıkları onarmak Türkiye’de adet değildir ve bu anıt taşlar ince, uzun ve genellikle silindirik olduklarından dolayı, bir süre sonra dikey durumlarını terkederek her istikamete doğru eğilirler. Bu da mezarlıklara yabanıl ve olağanüstü bir görüntü verir.” (Seyyah Francis Marion-Crawford’un 1890′larda İstanbul adlı kitabından alıntıdır)

Biri, şapkasını çıkarmış bel hizasında tutuyor ve oldukça da güçlü, vakur görünüyor. Diğeri, ellerini önünde bağlamış mütevaziliğinden ödün vermiyor. Birinin adı, Mihail Vasilyeviç Frunze‘dir. Bir çiftçi çocuğu olarak 1885′te Bişkek’te dünyaya geldi. Bolşevik Parti’ye katıldığında 19 yaşındaydı. Siyasi faaliyetlerinden dolayı yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. 1906′da Lenin’le tanıştı. Sonrasında Çarlık yönetimi tarafından tutuklanarak kürek cezasına çarptırıldı. Yaklaşık 10 yıllık hapis hayatından [...]

Yüzyıllardır kitapla arasına ciddi bir mesafe koyan, okumayı değil de okumamayı alışkanlık haline getirmiş bir toplumda kitaba dair yapılan her etkinlik önemlidir. Onun için bu memlekette kitap şenliklerinin küçüğü büyüğü olmaz; Tüyap ne kadar önemliyse Kadıköy Kitap Şenliği’de o kadar önemlidir. Çünkü her bir şenlik bol cerahatlı yaraya vurulan koca bir neşterdir. Bu önemli şenliklerden birisine 12-13 Mayıs tarihleri arasında [...]

Sarkis Sarraf Hovhannesyan 1740 İstanbul doğumlu Ermeni bir tarihçi. İleri derecede Türkçe ve Rumca biliyor. Neredeyse tüm ömrünü kaleme aldığı eserleri için harcamış. Bu eserlerden bir tanesi de 1800 yılında bitirdiği, hem tarihçiliğini hemde seyyahlığını konuşturduğu bir kitap: Payitaht İstanbul’un Tarihçesi. Bu kitap alanında özel bir kitap olarak kabul edilebilir. Çünkü Hovennasyan bu kitabında İstanbul’u anlatmak için farklı bir metot kullanıyor.

Fotoğraflar İstanbul’un kadim surlarına ait. Kâh deniz surlarına, kâh kara surlarına kâh da Sultan’ın Surları’na. Not: Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve baskı yapılması dava konusudur.

Bu fotoğraflar 180 derecelik görüş açısına sahip bir objektifle çekildi. İnsanın iki gözüyle yaklaşık 100 derece gördüğünü düşünürsek, görüş açısı olağanüstüdür. Bu yüzden de Balıkgözü Objektif olarak adlandırılır. Bu fotoğrafları yayınlamamın nedeni şu: İstanbul’a bir balığın gözüyle bakın. İstanbul balığın gözüyle çok farklı, çok güzel. İyi seyirler.

İstanbul’a dair fotoğrafların 5. partisi. 5. partide olanlar: Küçük bir kızın renklendirdiği Kız Kulesi, karlı bir kış günü Milet Parkı’ndaki Tophanelioğlu Çeşmesi, Üsküdar’daki Selimiye Camii Kuş Sarayı, Kadıköy’deki Boğa Heykeli, fonda Ayasofya’nın eşlik ettiği Eyüp İskelesi, Tahtakale’deki Yavaşça Şahin Camii mezarlığı, Ahırkapı Feneri, Üsküdar Beylerbeyi Muvakkithanesi, Eyüp’teki Sokollu Mehmet Paşa Türbesi var. İyi seyirler.

Padişah 2. Abdülhamit’in moda tasarımcısı olan Jean Botter için İstiklal Caddesi’nde yaptırdığı biribirinden güzel rölyeflerle süslü olan Botter Modaevi’nin hikayesini daha önce şu yazımda anlatmıştım. Yakın zamanda İstiklal Caddesi’ne gittiyseniz ve dikkatinizi çektiyse bilirsiniz: Bina tel tel dökülüyor. Rölyeflerinin kenarından otlar fışkırıyor. Yazıma binanın şuan tel tel döküldüğüne, neden restore edilmediğine dair birkaç okur yorumu gelmişti. Ben sorunun nedeninin ilgisizlik, [...]

Poyrazköy’ünden Süleymaniyesi’ne, Beylerbeyi’nden Haydarpaşa’sına, Sultanahmet Meydanı’ndan 261 metreden İstanbul’una 10 panoramik fotoğraf. Kimi fotoğrafları İstanbula biraz farklı bir gözden bakın diye fantastik bir hale getirdim. İyi seyirler. Not: Fotoğrafların telif ücreti ödenmeden kopyalanması ve baskılanması dava konusudur.

Site içindeki yazılardan derlediğim 10 fotoğraftır. İyi seyirler. Not: Fotoğrafların telif ücreti ödenmeden izinsiz kullanımı dava konusudur.

Daha önce bu linkte İstanbula dair 10 fotoğraf paylaşmıştım. Şimdi ikinci 10 fotoğrafı paylaşıyorum. Fotoğraflarda tam görüntü için üzerine tıklamanız gerekiyor. İyi seyirler. Not: Fotoğrafların telif ücreti ödenmeden izinsiz kullanımı dava konusudur.
İstanbul’un Ermeni Mirasını Anlamak İçin Bir Okuma Önerisi: Osmanlının Gayrimüslim Tarihinden Notlar

İstanbul’da Ermeni mirasını anlamak demek neredeyse koca Ermeni tarihini anlamak demek. Çünkü Ermeni tarihine yön veren siyasi, idari ve sanatsal kişilikler bu kentte doğmuş, bu kentte yaşamış. İstanbul’un Osmanlıya 500 yıl başkentlik yaptığını ve 3 kıtanın buradan yönlendirildiğini düşünürsek bu durum gayet doğal görünüyor. Hristiyanlığın Ortodoks mezhebine bağlı olan Ermenilerin Osmanlı tarihinde 2 kırılma noktası var. Biri Papalığın misyonerlik [...]

Hayat, bazen tesadüflerden trajik kareler oluşturabilir. Tıpkı, 3-5 istavritin bir karede buluşan trajik hayatı gibi. İstavritler bir mekanı sahiplenirler. Şu deniz senin bu deniz benim diye dolanıp gezinmezler. Göç eden balık cinsinden değillerdir yani. Kendilerine muhit olarakta Marmara′nın serin sularını belirlemişlerdir. Tüm hayatlarını bu serin sularda gezerek geçirirler. Ve gün gelir boğaz kıyılarını mekan eyleyen balıkçıların çaparisine bol bol takılıp, [...]

Anemas. Kökeni Arap. Babası öncenin müslümanı, yenin hristiyanı. Bizans’ın nimetlerinden yararlanmak için ailecek hristiyan olmuşlar yani. Arzularına da kavuşmuşlar. Çünkü oğulları Anemas, darbe planları yapabilecek kadar kıdemli bir Bizans komutanı olmuş. Bir gün o güzelim kafasını kazımışlar Anemas’ın. Hayvan bağırsakları dolamışlar.

Krallık gibi. İçinde ancak kayıkla yol alabiliyorsunuz. Ama bir yere kadar. Sonrasını göremiyorsunuz bile. Daha da uzağını, İstanbul’un diğer semtlerine uzananını tahmin edemiyorsunuz bile. Öyle ki, altta İstanbul kadar keşfedilmeyi bekleyen başka bir İstanbul daha var. Şu ifade belgesel yapımcısına ait: ” Bu çok heyecen verici. İstanbul’un altındayım hem de bir bottayım. Hipodromu ( Sultanahmet Meydanı’nı) kürek çekerek geçiyoruz.” Fazlası [...]

Fotoğrafların hepsinde önde hayat, arkada tarih var. Önde an, arkada bilmem kaç bin yıl öncesi var. Kısacası fotoğrafların hepsinde fonda İstanbul var. Fotoğrafların birinde Selimiye Kışlası’nı manzaralarına alıp birbirine sarılan bir çift göreceksiniz. Bir diğerinde ise manzarasına Fener Rum Lisesi’ni alan kazları. Birinde Sabancı Üniversitesi’nin meleğini Kız Kulesi ile beraber göreceksiniz. Bir diğerinde ise Galata Kulesi’nden İstanbul’u izleyenleri.

” İstanbulun herhangibir yerinde yürürken geçmişin üsütünde yürürsünüz. Herhangi bir yerde sokağın altını kazırsanız binlerce yıllık saklı bir tarihe ulaşırsınız. Çoğu tarihi kent iyice kazılmıştır. Oysa İstanbul’da arkeologlar yüzeyi sadece birazcık kazmışlardır. Peşpeşe 27 yüzyıl boyunca Yunan, Roma ve Türk uygarlıkları saraylar, stadyumlar, hamamlar, yollar inşa ettiler. Her birinin amacı bir öncekinden daha iyi olmaktı. Kent her harap olduğunda bir sonraki kuşak [...]

Tarih 1400′lerdir. Makedonya’nın Kastorya kasabasındaki bir kaç yüz Yahudi ailesi için hayat olduğu gibi devam etmektedir. Bu Yahudiler öyle zengin falanda değillerdir. Kendi yağlarında kavrulan fakir bir hayatları vardır. Bir anlamda mütevazi yaşamın Kastorya‘da ki adresleridirler. 1453′te, Fatih İstanbul’u fethedince yüz kadarı için hayat değişir. Çünkü Fatih, Kastorya’dan yüz kadar Yahudi ailesini İstanbul’a göç ettirir. Adres olarakta Balat civarını gösterir. Balat’a yerleşen Kastorya’lı Yahudilerin [...]

İstanbul’un tarihi kimliğini fon eyleyip, bugünle hayat bulan tarihle de taçlanan fotoğrafları fondaİSTANBUL adı altında bir dia gösteriminde buluştu. Bu fotoğaflarda önde hep hayat var. Arkada hep tarih. Önde “an” var. Arka da bin bilmem kaç yıl. Toplam 14 buçuk dakikadan oluşan dia gösterimi, 13 Nisan Cuma günü akşam saat 8′de Aznavur Sanat Evi’nde.

Buyurmuş ki: “ Medresemin öğretmenini yani müderrisini Şeyhülislam atasın. Müderris öyle hergün değil belirli günler gelsin. Karşılığında da 60 akçe yevmiye alsın. Öğrencilere de günlük üçer akçe yevmiye verin. Medresenin kapısında yakılan kandile bakan talebeye de üç akçe verin. Hademelik görevi yapan bevvapa da temizlik işleri ile uğraşan ferraşa da üçer akçe verilsin.

Düğünçiçeği’nin yaklaşık 400 çeşiti var. Bu 400 çeşitten yaklaşık 75′i ülkemizi mekan eylemiş. Bir tanesi de İstanbul’u. Bu yüzden İstanbul’un adını taşıyor. Latince Ranunculus Constantinopolitanus , bizce İstanbul Düğünçiçeği İstanbul Düğünçiçeği’nin parlak sarı renkli çiçekleri daha açmadan, tomurcukken bile çok güzeldir Güzel derken bizce güzel tabi. İnsanca.

Oyun illa ki parklarda mı oynanır. Sokaklarda mı? Mesela mezarlıklarda oynanmaz mı? Mesela, sırf oyun olsun diye Scooby Doo 500 yıllık tarihi bir mezarlığın toprağına gömülmez mi? Sonrasında da üstüne tahtalar örülmez mi? Toprağı serpilmez mi? Mezartaşı dikilmez mi ? Müthiş bir oyun oynamanın keyfiyle tebessüm edilmez mi ?

Bu yazı milattır. Bu kabartma haçlar şu ana kadar hiç yazılmadı. Dolayısıyla ilk defa gündeme geliyolar. Ve rehberlerdeki yerlerini alacaklar. Artık Sultanahmet Meydanı’na gidildiğinde sadece göz ucuyla bakılan, çukurda kalan bu çeşmeye uzun uzun bakılacak, bu haçlar aranacak. Ve Sultanahmet Meydanı’nın kitabesi sökülmüş, bakıma muhtaç hatta aç Çukurçeşme’si hakettiği değeri kazanacak. Belki de bu yazıdan sonra ilgi odağı olacak. Artık [...]

Yorum, Troçki’nin Büyükada’da 4 Yıl Kaldığı Ev Müze Yapılsın Mı? Anketine Siyah Leylek rumuzlu bir okuyucu tarafından yapılmış ve bizim tavrımızı İsviçre’nin tavrıyla karşılaştırıyor. Avrupalı felsefecilerden birinin bundan 150 yıl önce İsviçre’nin kantonlarından birisini ziyaret ettiğinde 1 gece kaldığı otelin şuan müze olduğundan bahsediyor. Ve bu müze bir çok milletten ilgili bir çok insanın o kantona gelmesi için yeterli bir neden [...]

Bu sitede Şubat ayından itibaren Troçki’nin İstanbul’daki mirasına sahip çıkan ve onun mirasını gündeme taşımayı amaçlayan “ Troçki’nin Büyükada’da 4 Yıl Yaşadığı Ev Müze Yapılsın mı? ” adı altında bir anket yayınlanıyor. Ankete katılım belirli sayılara ulaşınca da sonuçlar bilgilendirme amaçlı paylaşılıyor.
————————————————————–
—————————————————————
—————————————————————
———————————————————–
———————————————————
——————————————————-
———————————————————-
—————————————————————
———————————————————
————————————————————
TRANSLATE
YAZI ETİKETLERİ
İSTANBUL ŞARKILARI DİNLEYİN
_______________________________
________________________________
———————————————————
————————————————————
________________________________
KATEGORİLER
Görsel Galerİ
Son Yorumlar
- Kamondo Merdivenleri için Ramazan Bedük
- KIZILHAN için Ramazan Bedük
- KIZILHAN için unal
- Kamondo Merdivenleri için unal
- İstanbul’un En Eski Kaseti. (111 yıl önce İstanbul ) için Mahmut BİLGİLİ






